1954 doğumlu olan Akpınar, 1972 yılında 75 bin liraya satın aldığı minibüsüyle 1974’te direksiyon başına geçti. Yıllar boyunca sadece bir araç kullanmadığını dile getiren Akpınar, minibüsünü “4’üncü evladım” sözleriyle tanımlıyor.
Meslek hayatı boyunca Ordu’nun dört bir yanına yolcu taşıyan Akpınar, özellikle yaz aylarında Gürgentepe ve Gölköy başta olmak üzere birçok bölgeye amele taşımacılığı yaptığını söyledi. Yayla yollarının vazgeçilmez şoförlerinden biri olduğunu belirten Akpınar; Seyit Obası, Taşbaşı, Duduyalak ve Hevrek Obası gibi noktalara da yıllarca yolcu götürdüğünü ifade etti.
O yılların zorlu şartlarını da anlatan Akpınar, minibüslerde zaman zaman 30 kişinin yolculuk yaptığını belirterek, “20 kişi içeride, 10 kişi üstte giderdik. Trafik sadece şoföre kızardı, diğerine karışmazdı” dedi. Köylerde televizyonun olmadığı dönemlerde, her gece iki sefer Ordu’daki sinemalara yolcu taşıdığını da sözlerine ekledi.
Düğün hatıralarının da meslek hayatında önemli bir yer tuttuğunu dile getiren Akpınar, gelin ve damat taşıdığı günleri unutamadığını, bazı köy yollarında araçların kesilerek yol parası istendiğini anlattı.
2001 yılından bu yana kapsamlı bir bakımdan geçen minibüsünün yeniden onarıma ihtiyaç duyduğunu belirten Akpınar, aracının gücünü ise “İstersen peşine 20 araba bağla, çeker götürür” sözleriyle anlattı.
Yılların emeğini verdiği minibüsünü sadece bir araç olarak görmediğini vurgulayan Akpınar, en büyük isteğinin bu mirasın gelecek nesillere aktarılması olduğunu söyledi. Akpınar, “Ben öldükten sonra da çocuklarım bu minibüse benim gibi baksın. Bu sadece bana değil, Ordu’ya da bir miras” diyerek duygularını dile getirdi.





