Yavaş yavaş, Mansur Yavaş…
Muhalefetin ve Türk siyasetinin parlayan yıldızı Ekrem İmamoğlu’nu “birçok şekilde” -boşluk bile bırakmadan- ekarte ettiler/ediyorlar…
Görünen o ki sıra; muhalefetin iki numaralı adayı, Türk siyasetinin sakin, ağırbaşlı, güvenilir ismi, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Sn. Mansur Yavaş’ta…
Belli ki seçimler (?) yaklaştıkça, Mansur Yavaş’a uygulanan baskılar yavaş yavaş artırılıyor…
Birden yüklenmeyecekler…
Aşındıracaklar…
Yoracaklar…
Bıktıracaklar…
Hatırlarsanız, bir süre önce konser mevzularını gündeme getirmişlerdi…
Sonra Ankara’daki su sıkıntısına istinaden -Mansur Yavaş’a zerre zarar veremeyeceğini herkesin bildiği- İ. Melih Gökçek ve oğlu Osman sahaya sürülmüştü…
Yine o günlerde;
PORTAŞ üzerinden kentsel dönüşüm…
Trafik…
Altyapı…
Çöp…
Park gibi işlerde ki eksiklik ve aksaklıkların hangi kullanışlı aparatlarca ve hangi cümlelerle gündeme getirileceği dahi ifade edilmişti…
Etimesgut Belediyesine (Belediye Başkanlığının şikayetiyle) operasyon başlayınca, daha önceden hazırlanmış kullanışlı aparatlar hemen harekete geçmişler…
Mansur Yavaş’ı da işin içine dahil etmek için aynı elden, aynı düşünceden çıkmış cümlelerle saldırıya başlamışlardı…
Şimdi de aslında ilgisi ve bilgisi yok ama illaki bir yerden tutturulur diye İçişleri Bakanlığı soruşturma izni vermiş...
Bu kadar hedef olan kişi bilerek hata yapar mı, suç işler mi...
Açıkçası sanmam…
Ancak en ufak bir olayın köpürtülerek büyütüleceği ve yapılan tevziratlarla kamuoyunda itibar suikastı yapılacağı da açık…
Burada asıl mesele CHP’nin Sn. Mansur Yavaş’ı yeterince savunup, savunamayacağıdır...
Tumturaklı bir iki söylev ve klasik “haydin miting yapalım” ile zevahiri mi kurtaracak, göreceğiz…
Açıkçası bilemiyorum…
Ama bildiğim bir şey var…
Birileri Cumhurbaşkanlığı seçimini “çöpsüz üzüm” yapmak istiyor…
Rakipsiz…
Ve sessiz…