Askıda Millet

Bu ülkede herkes ekmekten konuşuyor. Yanılıyor. Çünkü memleketin asıl sorunu ekmek değil. Ekmek bulunur. Ama adalet yoksa o ekmek boğazdan geçmez.

Bu ülkede herkes ekmekten konuşuyor.
Yanıldığımız noktalar var.

Çünkü memleketin asıl meselesi yalnızca ekmek değil.
Ekmek bulunur; ancak adalet duygusu zayıfladığında,
o ekmek boğazdan kolay geçmez.

Bugün birçok kişinin hissiyatına göre askıda olan ekonomi değil.
Adalet askıda.
Hukuk askıda.
Eğitim askıda.
Demokrasi can çekişiyor.

Ve bu durum, toplumda yüksek sesle dile getirilemeyen bir rahatsızlık oluşturuyor.

Bir ülkede mahkemeler güven vermekte zorlanıyorsa,
bir ülkede diplomanın değeri tartışılır hale geldiyse,
bir ülkede liyakat yerine sadakatin öne çıktığına dair yaygın bir algı varsa,
bir ülkede gazeteci yazarken, vatandaş konuşurken kendini rahat hissetmiyorsa…
orada yalnızca pahalılıktan söz etmek eksik bir değerlendirme olur.

Asıl mesele sistemin işleyişine dair duyulan güvendir.

Bugün “askıda ekmek” uygulamaları var. Kıymetlidir.
Ancak askıda demokrasi algısı varken,
bu tür çözümler çoğu zaman sadece günü kurtarır.
Günü kurtaran yaklaşımlar ise, uzun vadede sorunları derinleştirebilir.

Gençlerin önemli bir kısmı geleceğini başka ülkelerde aramayı düşünüyor.
İnsanlar adalet arayışını çoğu zaman sosyal medyada dile getiriyor.
Hukuk metinlerde güçlü, uygulamada ise tartışmalı görülüyor.

Sonra da şu soru soruluyor:
“Ekonomi neden düzelmiyor?”

Çünkü adalet duygusu güçlü değilse ekonomi kalıcı olarak toparlanamıyor.
Çünkü hukuka güven azaldığında yatırım da sınırlı kalıyor.
Çünkü demokrasinin zayıfladığı hissi, umudu da aşındırıyor.

Bu ülkede millet hâlâ ayakta.
Ancak devletin temel yapılarının daha sağlam işlemesine ihtiyaç olduğu açık.

Ve belki de en zor olanı şu:
Toplum, bu duruma alışmaya zorlandığını hissediyor.

Alışmak istemiyoruz.

Çünkü bu mesele sadece ekmek meselesi değil.
Bu mesele onur, hak ve gelecek meselesidir.

Ekmek bulunur.
Ama adalet duygusu zayıflarsa,
bir ülke kendini eksik hisseder.