Gündem

Avukat Ecem Çelebi OBB’nin bentonit sahası açmasını değerlendirdi: “Belediye kamu zararına iş yapamaz”

Ordu’da 6 bin hektarlık alanda planlanan bentonit madeni projesi tartışma yaratırken, Fatsa Doğa ve Çevre Derneği Avukatı Ecem Çelebi, OBB’nin girişimini eleştirerek “Belediye kamu zararına iş yapamaz” dedi.

Kanal ORDU ekranlarında yayınlanan Özel Gündem programında, Ordu’da yaklaşık 6 bin hektarlık alanda ihalesi yapılan bentonit madeni projesi tartışıldı. Programda konuşan Fatsa Doğa ve Çevre Derneği Avukatı Ecem Çelebi, Ordu Büyükşehir Belediyesi’nin (OBB) bentonit sahası açma girişimini eleştirdi.

Çelebi, belediyelerin temel amacının kamu yararı olduğunu vurgulayarak Fatsa’nın farklı bölgelerinde yaşanan uygulamalara dikkat çekti. Çelebi, “Biz bunu Fatsa özelinde Bozdağ’da gördük, Yenikent’te gördük, Çerkezler Dağı’nda gördük, Üçpınar’da gördük. Bozdağ’da yapılan ilk sondajda bile en ufak bir çalışma yapılır yapılmaz, hemen çevredeki yaşam alanları etkilenmeye başladı. Sadece çok sınırlı bir gelir hesabı yapılırken, ilk sondajın vurulduğu yerde bile doğrudan ev kayıtlarının ve yaşam alanlarının etkilendiğini gördük” ifadelerini kullandı.

Bentonit sahalarının yerleşim yerlerine ve tarım alanlarına çok yakın olduğuna dikkat çeken Çelebi, “Bu özellikle bentonit madenleri bizim yaşadığımız köylerdeki evlerimize 20-30 metre mesafede planlanıyor. Direkt yaşam alanımızın içi, direkt fındık bahçelerimizin içi. Karadeniz artık öyle bir hale geldi ki orman alanlarından çok 2B alanlara dönüşmüş durumda. Ormanın bir kısmına zaten fındık ektiğimiz için, bugün tamamen fındık bahçelerimizin içinde proje sahalarıyla karşı karşıya kalıyoruz” dedi.

Fatsa TOKİ arkasında ve özel hastane çevresinde planlanan alanlara da değinen Çelebi, “Biz en son açılan bir projede gördük ki Fatsa TOKİ’nin arka tarafları, meşhur bir özel hastanenin bulunduğu alanın çevresi bile poligon olarak değerlendiriliyor ve oralardan bentonit çıkarılması hedefleniyor. Yani bir devlet kurumu her ne kadar kamu iktisadi teşebbüsü olsa da elbette bir gelir elde etmek ister ama bu kadar kamu zararına sonuç doğurabilecek bir yaklaşım olamaz” ifadelerini kullandı.

Kamulaştırma ve halk katılımı süreçlerine ilişkin açıklamalara da değinen Çelebi, “Her ne kadar şirket halkın katılımı toplantılarında ‘kamulaştırma yapmıyoruz, köylü istemiyorsa bahçesine girmiyoruz’ dese de bunun pratikte mümkün olmadığını hepimiz biliyoruz. Çünkü bir proje bu kadar yüksek maliyetlerle hazırlanıyorsa, izin süreçleri, raporlamalar, rehabilitasyon bedelleri gibi ciddi harcamalar yapılıyorsa, bu aşamadan sonra şirketlerin geri adım atması gerçekçi değildir. Bu noktada artık kimse kimseyi kandırmaya çalışmamalı” dedi.