Kış sofralarının vazgeçilmezi olan hamsi ve istavrit, artık sadece lezzetleriyle değil, taşıdıkları mikroplastiklerle de gündemde. Uzmanlar, bu balıkların sağlığımız üzerindeki etkilerini gözler önüne seriyor. Karadeniz ve Marmara Denizi’nden çıkarılan bu balıklarda mikroplastik kirliliği, artık nadir görülen bir durum olmaktan çıkıp genel bir tablo haline gelmiş durumda...

Düzenli ilaç kullananlar oruç tutabilir mi? Prof. Dr. Enginyurt'tan hayati uyarılar!
Düzenli ilaç kullananlar oruç tutabilir mi? Prof. Dr. Enginyurt'tan hayati uyarılar!
İçeriği Görüntüle

NEREDEYSE TÜM TÜRLER RİSK ALTINDA

Bilim insanlarının aktardığı bilgilere göre, geçmiş yıllarda mikroplastik varlığı sadece belirli türlerle sınırlı kalırken, günümüzde bu durum çok daha vahim bir boyuta ulaştı. Günümüzde balıkların hemen hemen tamamı, plastik atıkların parçalanması sonucu oluşan ve çıplak gözle seçilemeyen mikroplastikleri vücutlarında barındırıyor. Bu kirlilik düzeyi sadece deniz ekosistemini bozmakla kalmıyor, aynı zamanda insan sağlığı için de büyük bir risk teşkil ediyor.

KARADENİZ VE MARMARA DENİZİ’NDE DURUM KRİTİK

Özellikle Karadeniz bölgesinde yürütülen incelemeler; hamsi, palamut, mezgit, lüfer, barbun ve zargana gibi sofralarımızda sıkça yer bulan balıklarda yüksek oranda mikroplastik tespit edildiğini ortaya koydu. Verilere göre hamsi ve palamut, plastik yükünü en yoğun taşıyan türlerin başında geliyor.