Ordu'da Perşembe Yaylası ve çevresindeki mera alanlarında yapılması planlanan maden arama faaliyetlerine ilişkin hazırlanan bilirkişi raporu mahkemeye sunuldu. Raporda, sondaj çalışmalarının zorunlu olmadığı değerlendirilirken, üstün kamu yararının madencilik faaliyetlerinde değil bölgenin doğal ekosisteminin korunmasında olduğu vurgulandı.
Bilirkişi heyeti, maden arama çalışmaları kapsamında verilen sondaj izninde "zaruret hali" bulunmadığı sonucuna ulaştı. Raporda, bölgede mutlaka maden aranmasını gerektiren somut bir gerekçenin ortaya konulamadığı ifade edildi.
Heyet ayrıca, Perşembe Yaylası Menderesleri'ni besleyen su sistemlerinin faaliyetlerden olumsuz etkilenebileceğine dikkat çekti. Sondaj sırasında kullanılacak çamur, akaryakıt ve yağ türevlerinin su kaynaklarında kirlilik riski oluşturabileceği belirtildi.
Bilirkişi raporunda, yol açma ve kazı çalışmalarının bölgenin doğal drenaj yapısını bozabileceği, özellikle şiddetli yağış dönemlerinde malzeme taşınımı, heyelan ve çamur akması risklerini artırabileceği değerlendirmesine yer verildi. Bunun yanı sıra, bölgenin bütüncül ekosistem yapısının zarar görebileceği görüşü paylaşıldı.
Raporda, üstün kamu yararının madencilik faaliyetlerinden ziyade Perşembe Yaylası ve çevresindeki doğal yaşam alanlarının korunmasında olduğu açık şekilde ifade edildi.
Süreç kapsamında 8 Mayıs'ta bölgede bilirkişi incelemesi gerçekleştirilmiş, uzman heyet çevresel etkileri yerinde değerlendirmişti. Bu incelemenin ardından Ordu İdare Mahkemesi, bilirkişi raporu mahkemeye ulaşıncaya kadar yürütmenin durdurulmasına karar vermişti. Ancak Samsun Bölge İdare Mahkemesi, söz konusu yürütmeyi durdurma kararını usul yönünden uygun bulmayarak kaldırdı.