Adıgüzel, açıklamasında konunun siyasi parti farkı gözetmeksizin tüm Orduluları ilgilendirdiğini ifade ederken, madencilik faaliyetlerinin özellikle Ünye, Fatsa ve bazı kırsal mahallelerde yoğunlaştığını belirtti.
ORDU’DAKİ RUHSAT DAĞILIMINA DİKKAT ÇEKTİ
Adıgüzel, açıklamasının başlangıcında maden ruhsatlarının ilçelere göre dağılımına dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı:
"Ordu’da aktif maden işletme ruhsat alanlarının ilçelere göre dağılımı tablodaki şekildedir. Görüldüğü gibi en büyük travma Ünye ilçemizedir, sonra merkez mahalleleri ile Fatsa ve diğerler ilçelere geliyor. Hep söylediğimiz gibi bu saldırı karşısında kaderimiz ortaktır. Verdiğiniz oya, üye olduğunuz partiye veya belediye başkanının partisine göre değildir.”
MADENCİLİK FAALİYETLERİNE SERT ELEŞTİRİ
Madencilik çalışmalarının doğa üzerindeki etkilerine değinen Adıgüzel, bazı bölgelerde yaşanan çevresel tahribata işaret ederek açıklamasını şöyle sürdürdü:
“Vahşi madencilik vahşi kapitalizmin bir koludur. İşte Ünye, yıllarca AKP’ye koşulsuz ve tam destek vermiş olması bunları engellemiyor. İşte orada İslamdağ… Milletvekili ya da belediye başkanının mahallesi olması engellemiyor. İşte orada İlküvez, Çamlı, en ağır zulmü gördü, görüyor.”
“ORDU BİZİM EVİMİZ”
Ordu’nun yaşam alanlarının korunması gerektiğini belirten Adıgüzel, şu değerlendirmeyi yaptı:
“Ordu bizim evimiz, aşımız işimiz. Ordu bizim sevdamız, kederimiz, kaderimiz. Vatanı savunur gibi savunacağız. Yoksa o çıban bir kere yerleşti mi söküp atamazsın.”
FATSA YUKARITEPE ÖRNEĞİ
Açıklamasında Fatsa’daki madencilik faaliyetlerine de değinen Adıgüzel, şu ifadeleri kullandı:
“İşte orada Fatsa Yukarıtepe. Yağmur ve yeşil coğrafyasında, asfaltı ve betonu bile patlatıp boy veren hayatın olduğu bu muhteşem yerde yıllardır bir Sarı Çıban öylece duruyor. İbret abidesi gibidir. Bir soykırım müzesidir. Gidip görülmelidir. Bundan nasıl kurtulacağız.”
VATANDAŞLARA DENETİM ÇAĞRISI
Adıgüzel açıklamasının sonunda vatandaşlara yöneticileri ve alınan kararları sorgulama çağrısı yaparak sözlerini şöyle tamamladı:
“Bu kartellere, zehir tacirlerine aracılık eden tüm hainleri; belediye başkanı, siyasetçi, bürokrat farketmez, gördüğünüz yerde mahkum edin. Yakasına yapışın. Demokrasi 5 yılda bir oy vermek değil, verdiğin oyu 5 dakikada bir sorgulamaktan geçer. Tercih etme hakkın var, denetleme hakkın da var. Eğer bunu yapmazsanız bu yüzsüzlük bu pişkinlik bu arsızlık bu hayasızlık devam eder. Olan sadece sana değil çocuklarına, geleceğine ve bu güzel ülkene olur.”