Altınordu’da TOKİ tarafından yürütülmesi planlanan konut projesi, vatandaşlar açısından belirsizliklerle dolu bir süreç olarak öne çıkıyor. Vatandaşlara acele kamulaştırma tebligatı yapılmış olmasına rağmen, proje alanı hâlâ netleşmiş değil. CHP Ordu Milletvekili Seyit Torun, sürecin şeffaf bir şekilde açıklanmasını talep ederek, vatandaşların mağduriyet yaşamaması gerektiğine dikkat çekti.
KAMULAŞTIRMA VE ARAZİ BELİRSİZLİĞİ
Başlangıçta yapılması planlanan TOKİ arazisinin heyelan riski taşıdığı gerekçesiyle iptal edildiği belirtiliyor. Bunun üzerine yetkililerin Eskipazar ile Karacaömer Mahalleleri’nde yeni bir arazi arayışına girdiği ifade edilirken, bazı kaynaklar hâlâ Öceli Mahallesi üzerinde ısrarcı olunduğunu söylüyor.
"Vatandaşlara acele kamulaştırma tebligatı yapılmış, ancak ortada netleşmiş bir süreç bulunmuyor. Daha da dikkat çekici olan ise şu gelişmedir: Başlangıçta yapılması planlanan TOKİ arazisinin heyelan riski taşıdığı gerekçesiyle iptal edildiği ve bu nedenle Eskipazar ile Karacaömer Mahalleleri’nde yeni bir arazi arayışına girildiği ifade edilmektedir. Buna rağmen bazı kaynaklar Öceli Mahallesi’nde ısrar edildiğini söylemektedir."
"Sonuç olarak ortaya çıkan tablo nettir: Kuralar çekildi, vatandaşlardan para toplandı; ancak ortada henüz kesinleşmiş bir arsa da yok, yapılmış bir konut da yok. Bu sürecin şeffaf biçimde açıklanması gerekir."
'VATANDAŞIN SORULARI
Süreçte yaşanan belirsizlikler, vatandaşların kafasında ciddi soru işaretleri oluşturuyor. Kamulaştırma yapılan alanın neresi olduğu, heyelan riski bulunduğu halde projenin neden kura aşamasına kadar geldiği ve toplanan paraların hukuki ve mali durumunun ne olduğu en çok merak edilen konular arasında yer alıyor.
"Vatandaşın aklındaki sorular nettir:
Kamulaştırma yapılan alan neresi ve neden değiştirildi?
Heyelan riski varsa proje neden kura aşamasına kadar getirildi?
Yeni yapılacak yer neresidir ve süreç hangi aşamadadır?
Vatandaştan toplanan paraların hukuki ve mali durumu nedir?"
PLANSIZ VE ACELE PROJELER ENDİŞESİ
Torun, sürecin plansız yürütülmesinin ciddi riskler taşıdığına dikkat çekiyor. Özellikle deprem bölgesinde yaşanan konut projelerinin gecikmesi ve eksik yürütülmesi örnek gösterilerek, aynı anlayışın Altınordu’daki TOKİ sürecinde de kendini gösterebileceği vurgulanıyor.
"Ne yazık ki bu tablo, son yıllarda sıkça gördüğümüz plansız ve yarım bırakılmış işler zincirinin bir başka örneğini andırıyor. Deprem bölgesinde dahi konut projelerinin nasıl geciktiğini, nasıl eksik ve aceleyle yürütüldüğünü herkes gördü. Aynı anlayışın burada da kendini göstermesi endişe vericidir."
"İnsanların yıllarca biriktirdiği paralarla umut bağladığı bir konut projesi, deneme-yanılma yöntemiyle yürütülemez. Yetkililerin süreci açık, net ve sorumluluk alarak kamuoyuna anlatması gerekir."