Karadeniz’de yüksek kesimlerde henüz karın kalkmadığını hatırlatan Torun, mart ayı başında yapılan rekolte tahminlerinin gerçeği yansıtmadığını belirterek üreticinin emeğinin masa başında hazırlanan rakamlarla değersizleştirildiğini söyledi.
“DAHA MART AYININ 11’İ, SEZON BAŞLAMADI”
Fındık bahçelerinde sezonun henüz başlamadığını vurgulayan Torun, bazı çevrelerin şimdiden rekolte açıklamasına tepki göstererek şu ifadeleri kullandı:
“Sevgili hemşerilerim daha mart ayının 11’i. Fındıkta daha sezon başlamamış ama bakıyoruz bazı çevreler şimdiden çıkıp rekolte açıklamaya başlamış. Soruyorum. Siz hangi çiçek sayımından bahsediyorsunuz Allah aşkına? Karadeniz'in yüksek kesimlerinde daha kar kalkmadı. Hala belediyeler orada kar mücadelesi yapıyor. Bahçelere girilmeyen yerler var, yollar açılmamış, daha tomurcuklar yeni yeni kendini gösteriyor. Size soruyorum, ihracatçı birlikleri, karın altındaki bahçeleri de saydınız mı? Yüksek rakımlı bölgelerdeki fındık rekolteye etki etmiyor mu? Onların rekolte tespitinde değerli bulmuyor musunuz?”
“HER YIL AYNI SENARYO YAŞANIYOR”
Rekolte tahminlerinin sınırlı sayıda bahçede yapılan sayımlarla ortaya konduğunu söyleyen Torun, açıklanan rakamların gerçeği yansıtmadığını savundu.
“446 bahçe 1483 üç dal sayımıyla Türkiye'nin fındığını hesapladık diyorlar. 800 bin tonun üzerinde rekolte bekleniyormuş. Geçen sene de sekiz yüz bin üzerinde bekliyordunuz. Ne oldu? Her yıl aynı senaryo. Hiçbir bilimsel temele dayanmayan bu tahminler piyasaya servis ediliyor. Ama amaç belli. Fındık fiyatını daha baştan aşağıda tutmak, fındık fiyatını gerçek değerinin altında tutmak.”
“FİYAT YÜKSELİNCE MÜDAHALE EDİLİYOR”
Piyasada fiyatların belirli bir seviyenin üzerine çıkmasının engellendiğini öne süren Torun, açıklamalarında şu değerlendirmelere yer verdi:
“Sonra ne oluyor? Toprak mahsulleri ofisi devreye giriyor, piyasa fiyatının altında taban fiyatı açıklıyor, fındığın değerini daha da aşağıya çekiyor. Fiyat biraz yükseldi mi bu kez depolardaki fındık piyasaya sürülüyor. Yine fiyat baskılanıyor.”
“FINDIK KARADENİZ’İN GEÇİMİDİR”
Fındık piyasasında uluslararası şirketlerin etkisine de değinen Torun, özellikle Ferrero üzerinden eleştirilerde bulundu ve üreticinin emeğinin korunması gerektiğini vurguladı:
“Bir de bunun üzerine bir Ferrero gerçeği var. Karadeniz üreticinin alın teri üzerinden kurulan bir tekel. Piyasayı manipüle eden fiyatları belirleyen bir güç. Peki bu tekelci şirket karşısında devlet ne yapıyor? Rekabet kurumu nerede? Tarımı koruması gereken kurumlar nerede? toprak mahsulleri ofisi nerede? Maalesef hiçbiri yok. Bu tekelci güç ve etrafa tahmin savuran ihracatçı birlikleri ve uluslararası işbirlikçileri piyasada adeta cirit atıyor ama kimse müdahale etmiyor. Karadenizli üreticiler ise Ordulu üreticiler ise yıl boyu emek veriyor ama emeğinin karşılığını maalesef alamıyor. Şunu herkes bilsin. Fındık sadece bir tarım ürünü değildir. Karadeniz'in geçimidir. Bu ülkenin önemli bir ihracat geliridir. Ve vatandaşımızın, çiftçimizin emeğidir, alın teridir. Biz bu alın terinin masa başında yapılan rekolte oyunlarıyla ucuzlatılmasına asla izin vermeyeceğiz.”




