Hafızoğlu, açıklamasında maden faaliyetlerinin çevre, insan sağlığı, tarım ve yerel yaşam üzerindeki olası etkilerine dikkat çekti. Halkın görüşü alınmadan yürütülen hiçbir süreci kabul etmeyeceklerini vurgulayan muhtarlar, doğa ve yaşam alanlarını korumakta kararlı olduklarını ifade etti.
MUHTARLARDAN ORTAK MESAJ
Mahallelerin ortak taleplerini ve kaygılarını detaylı şekilde şöyle aktaran Hafızoğlu,
"İlçemizin 18 mahallesinde gerçekleştirilmesi planlanan maden faaliyetleriyle ilgili olarak halkımızın kaygılarını dile getirmek için toplandık. Bizler, vatandaşlarımızın üretime, çiftliğe ve köy yaşamına bağlı kalmalarını teşvik ediyoruz; fakat bu tür çalışmalar insanlarımızın köylerinden uzaklaşmasına yol açıyorsa bunu doğru bulmuyoruz. Yerel yaşam, tarım alanları ve doğal hayat dikkate alınmadan yürütülen hiçbir projeyi kabul etmiyoruz."
"Biz gelişime karşı değiliz; fakat kontrolsüz, denetimsiz ve halkın görüşü alınmadan yürütülen projelere izin vermeyeceğiz. Yetkililere çağrımızdır: Bölge halkının görüşleri mutlaka dikkate alınmalı, çevresel etki değerlendirme süreçleri şeffaf yürütülmeli, su kanalları, tarım arazileri ve doğal yaşam garanti altına alınmalıdır. Yapılacak her çalışma, gelecek nesillerin yaşam hakkını gözeterek planlanmalıdır."
"Eğer bölgemizde maden aranacaksa, öncelikle yerin üstünde bulunan fındık madenlerine sahip çıkılmalıdır. Bizler muhtarlar olarak halkımızın endişelerini dile getirmeye devam edeceğiz. Bu mesele sadece bugünün değil, yarınlarımızın meselesidir. Toprak gider, su kirlenir, doğa yok olursa geri dönüş mümkün değildir. Geleceğe sağlıklı bir miras bırakmak için mücadelemizi sürdürmek zorundayız. Bu süreçte birlik ve beraberlik içinde hareket etmek istiyoruz. Çünkü ortak faydamız yaşadığımız topraklar ve geleceğimizdir."
"BİZ KÖLE OLMAK İSTEMİYORUZ"
Basın açıklamasının ardından konuşan çiftçi Cevat Atar, muhtarların mücadelesine destek verdiklerini belirterek,
"Buraya halkı bilgilendirmek ve muhtarlara destek için geldik. Fatsa’nın birçok köyünde maden faaliyetleri yıllardır devam ediyor. Yukarıtepe Köyü ve Bahçeler Köyü’nde madencilik çalışmaları var. Yıllardır bunun zehrini yedik. Yarın ne su içebileceğiz, ne meyve yiyebileceğiz, ne fındığımız olacak. Hep birlikte doğamızı, fındığımızı ve çocuklarımıza temiz bir gelecek bırakmak için mücadele ediyoruz."
Atar, konuşmasını şu sözlerle sürdürdü,
"Bütün Fatsa’yı ve Türkiye’yi ayağa kalkmaya davet ediyoruz. Bizi sattılar, doğamızı yok etmek istiyorlar. Avrupa’ya hibe veriliyor, ama bize ne kalıyor? Maden, su, toprak bedava verilecek; halk köleleşecek. Biz hür yaşamak istiyoruz. Fındığımızı ve doğamızı korumak için birliğe, beraberliğe davet ediyoruz."




