Avrupa’da son dönemde hızla artan kızamık vakaları sağlık otoritelerini alarma geçirirken, uzmanlar Türkiye’de de riskin tamamen ortadan kalkmadığına dikkat çekiyor. Özellikle kalabalık ortamlarda bulaş riskinin yüksek olduğuna vurgu yapan uzmanlar, vatandaşları tedbirli olmaya çağırıyor.
Biruni Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Başhekimi ve Çocuk Sağlığı Uzmanı Dr. Abdullah Sert, kızamığın son derece bulaşıcı ve ciddi sonuçlar doğurabilen bir hastalık olduğunun altını çizdi. Hastalığın çoğu zaman grip ile karıştırılan belirtilerle başladığını belirten Sert, yüksek ateş, öksürük, burun akıntısı ve göz kızarıklığının ardından vücutta yayılan döküntülerin görüldüğünü ifade etti.
Kızamıkta döküntülerin genellikle yüzden başlayarak tüm vücuda yayıldığını söyleyen Sert, virüsün öksürük ve hapşırık yoluyla kolayca bulaştığını ve kapalı alanlarda uzun süre canlı kalabildiğini belirtti. Bu durumun özellikle aşısız bireyler için büyük risk oluşturduğunu dile getirdi.
Türkiye’de çocukluk çağı aşı takviminde kızamık aşısının rutin olarak uygulandığını hatırlatan Sert, toplum bağışıklığının korunabilmesi için aşılama oranlarının yüksek tutulması gerektiğini söyledi. Aşı tereddüdünün hastalığın yeniden yayılmasında önemli bir etken olduğuna dikkat çekti.
Kızamığın sadece döküntüyle sınırlı olmadığını vurgulayan Sert, zatürre, orta kulak iltihabı ve beyin iltihabı gibi ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceğini belirtti. Ayrıca nadir de olsa yıllar sonra ortaya çıkan ve ölümcül seyreden SSPE gibi nörolojik hastalıkların da kızamık sonrası gelişebildiğini ifade etti.
Uzmanlar, ateş ve döküntü gibi belirtiler görüldüğünde kişilerin izole edilmesi ve vakit kaybetmeden sağlık kuruluşlarına başvurulması gerektiğini belirtiyor. Özellikle çocukların kalabalık ortamlardan uzak tutulması gerektiği vurgulanırken, toplum sağlığının korunması için aşılama programlarının aksatılmaması gerektiğinin altı çiziliyor.




