Samsun'da düzenlenen Yapay Zekâ Çağında Yatırımcılık Paneli'nde ileri teknolojideki yenilikçi fikirler ve başarılı firmaların yöneticileri, geleceğin teknolojilerini ve yapay zekânın sektöre etkisini masaya yatırıldı.
Samsun Üniversitesi (SAMÜ) ev sahipliğinde, Orta Karadeniz Kalkınma Ajansı (OKA) desteği, SAMSİAD iş birliği ve Samsun Ticaret ve Sanayi Odası (TSO) paydaşlığında düzenlenen PROJEXeleration programı ve Yapay Zekâ Çağında Yatırımcılık Paneli, TSO Toplantı Salonu'nda gerçekleştirildi. Teknoloji Hazırlık Seviyesi 4 ve üzerindeki yenilikçi fikirlerin; iş insanları, yatırımcılar, mentorlar ve ekosistemin paydaşlarıyla buluştuğu program, saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı'nın okunmasıyla başladı. Programın açılış konuşmasını gerçekleştiren SAMSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Süleyman Eldemir, 'Samsun sanayide, tarımda, turizmde ve birçok alanda iyi yerlere geliyor. Ancak bunların yeterli olduğunu düşünmüyorum. Artık ileri teknoloji kullanmak lazım. Yapay zekâ ve ileri teknoloji alanlarında da bir yerlere varmamız gerekiyor. Bunun için ilk projemizi gerçekleştirdik. Girişimcilere ileri teknolojiye yönelik hedeflerimizi ortaya koymamız lazım. İnovasyon; üniversite, iş dünyası ve kamu girişimciliğinin birlikte hareketiyle mümkün olabilir. İnovasyon sadece akademide gerçekleşebilecek bir şey değil. Sahada da birlikte olmamız gerektiğine inanıyoruz' dedi.
'Artık sadece ekonomik büyümek için üretim yeterli değil'
Bu dönemde sadece ekonomik büyümenin önemli olmadığına değinen OKA Genel Sekreteri Mehlika Dicle, 'Artık sadece ekonomik büyümek için üretim yeterli değil. İnovasyon, teknoloji ve nitelikli girişimcilik bizim için olmazsa olmazdır. Parlak fikirler sahada karşılığını bulmazsa, bir Ar-Ge çalışması ekonomik değere dönüşmezse ülkemizin rekabet gücünün artması da pek mümkün değil. Bu durum toplumsal refaha da yansımıyor. Bizler de bu etkinlikte üniversite, sanayi ve STK iş birliğiyle bu ekosisteme katkı sağlamak istedik. OKA olarak bölgemizdeki illerde girişimcilik ekosisteminin gelişmesine farklı programlarla destek veriyoruz. Önümüzdeki dönemlerde de bu sürecin önemli bir paydaşı olarak ekosistemi daha ileriye nasıl taşıyabiliriz diye çalışmalar yürüteceğiz. Samsun, orta ve yüksek teknolojide gelişme hedefi olan ve bu doğrultuda adımlar atmış bir şehir. Bunu AR-GE ile de bütünleştirmesi gerekiyor. Sektördeki birçok paydaş da bu ekosisteme destek veriyor. Önümüzdeki süreçte bu alanda arka planda yürütülen birçok proje kamuoyuyla paylaşılacak' diye konuştu.
SAMÜ Rektörü Prof. Dr. Mahmut Aydın'ın da katıldığı etkinlik, açılış konuşmalarının ardından Yapay Zekâ Çağında Yatırımcılık Paneli ile devam etti. Utku Aral, Duygu Eren ve Kenan Çolpan'ın konuşmacı olduğu panel ve Demo Day etkinliğini Girişim Mentoru Ufuk Batum yönetti.
Savunma sanayisindeki startup şirketlerinden bahseden Samsun Yurt Savunma (CANiK) Genel Müdürü Utku Aral, 'Savunma sanayine girişimcilik açısından bakıldığında; yapay zekâ, otonom sistemler, siber güvenlik, uzay teknolojileri ve ileri malzemeler alanlarında faaliyet gösteren çok sayıda startup bulunuyor. Bunları destekleyen çeşitli programlar var. Teknoparklar gibi platformlar aracılığıyla bu girişimler destekleniyor. ASELSAN'ın öncülük ettiği girişimcilik merkezleri bulunuyor. 'Bizim şu alana ihtiyacımız var' denilerek o alana yönelik girişimlerin ortaya çıkması sağlanıyor. HAVELSAN ve SSTEK de inovasyon programları yürütüyor. Milli Savunma Bakanlığı tarafından kurulan firmalar, bu tür startup'lara yatırım yapıp 4-5 yıl içinde çıkış yapılan bir yapı sunuyor. Girişim sermayesi fonları da mevcut. Savunma sanayisinde avantajlar olduğu kadar dezavantajlar da var. Ana şirketler platformları ana yüklenici olarak üretirken, bu şirketlerin ihtiyaç duyduğu alt teknolojilerin geliştirilmesi gerekiyor. Bu nedenle birbirlerini tamamlayıcı özelliklere sahipler. Eskiden Milli Savunma Bakanlığı daha kapalı bir yapıdaydı ve sektörün de öyle olması isteniyordu. Tüm tesislerimizin tesis güvenlik belgesine, ofislerimizin de ofis güvenlik belgesine sahip olması zorunlu. Burada en çok önem verilen konu yabancı çalışan meselesi. Bunun dışında bilgi paylaşımı konusunda belirli regülasyonlar ve uyulması gereken kurallar var. Bu kurallara uyulduğu sürece birbirimize açılmamız konusunda bir sıkıntı yok. İhtiyaçlarımızı paylaşmakta da sorun yaşamıyoruz' şeklinde konuştu.
'Çin'in çok önemli bir hamlesi var, startup'ları finanse ediyor'
Çün'in startuplar konusunda girişimi olduğuna değinen Utku Aral, 'Girişimlere uygun ortamlar oluşturuluyor. Bunun bir de yurt dışı ayağı var. Biz, bu girişimlere ulaşma konusunda B2B tarafında büyük sıkıntılar yaşandığını düşünüyoruz. Türkiye olarak daha büyük ülkelere kıyasla iş geliştirme, partner bulma veya yatırımcıya ulaşma konusunda daha kısıtlı bir hacme sahibiz. Bu nedenle dünyaya açılmamız gerekiyor. Çin'in çok önemli bir hamlesi var. Bu tür startup'ları finanse ederek yurt dışındaki fuarlara gönderiyor, ülke tarafından desteklenen stantlarda ürünlerini ve geliştirdikleri teknolojileri dünyaya sunmalarını sağlıyor. Hatta onları ilgili sektörlerle bir araya getirecek platformlar oluşturuyor. Bence Türkiye'nin kapasitesi belirli ölçüde kısıtlı ve bunu dünyaya açmak gerekiyor' ifadelerini kullandı.
Etkinlikte ayrıca PROJEXeleration THS4+ Hızlandırma ve Demo Day Programı'nın final etkinliği de gerçekleştirildi. Program kapsamında hızlandırma sürecini başarıyla tamamlayan girişimler, projelerini yatırımcılar ve sektör temsilcilerinin karşısında sunma fırsatı buldu. Ön elemeden geçen 37 proje arasından seçilen 12 girişimci, geliştirdikleri yenilikçi iş fikirlerini yatırımcılara ve iş dünyasının temsilcilerine sundu.





