“ARTIK HERKES AYNI SORUYU SORUYOR: NASIL GEÇİNİLİYOR?”
Eroğlu açıklamasında, son dönemde toplumda en çok duyulan sorunun geçim sıkıntısı olduğunu belirterek şunları söyledi:
“Evet arkadaşlar, bu aralar siz de duyuyorsunuzdur. Ben çok duyar oldum. Özellikle emekli büyüklerimiz için, asgari ücretle geçinmeye çalışan arkadaşlarımız için ‘nasıl geçiniyorlar bilmiyorum’ diyen etrafımızda çok oluyor bu ara. Gerçekten nasıl geçiniyorlar? Bundan önce rahatmışız. Bundan önce asgari ücretli aldığı vakitlerde ücretiyle iki çocuk, üç çocuk okutabiliyordu, kirasını rahat ödüyordu, normal geçim sağlıyordu. Memur emekli olduğunda araba alabiliyordu, ev alabiliyordu.”
“FINDIK BİZİM CAN DAMARIMIZDI”
Karadeniz ve Ordu ekonomisinin temelinin fındık olduğunu hatırlatan Eroğlu, geçmişte fındık gelirinin ailelerin tüm ihtiyaçlarını karşılamaya yettiğini belirterek şöyle konuştu:
“Biz Karadeniz'deyiz, Ordu'dayız, Fatsa'dayız. Fındık bizim can damarımız. Fındıkçı ürününü sattığında onunla düğün yapıyordu, araba alıyordu. Her ihtiyacımızı görüyorduk. Şimdi artık bunlar mümkün değil. Ekonomikman çok zorlanıyoruz.”
“AÇLIK SINIRI 31 BİN LİRA, EMEKLİ MAAŞI 20 BİN LİRA”
Mevcut gelir düzeylerinin vatandaşın temel ihtiyaçlarını karşılamaya yetmediğini söyleyen Eroğlu, sözlerine şöyle devam etti:
“Bakın asgari ücret 28 bin lira. Emekli maaşı 20 bin lira. Açlık sınırı 31 bin lira. İnsan bu paralarla ne yapabilir? Açlık sınırının 31 bin lira olduğu yerde 20 bin lira emekli maaşıyla ne yapabilirsiniz? 28 bin lira asgari ücretle ne yapabilirsiniz? Artık mevzu ev almak, araba almak değil. Artık mevzu kirayı ödeyebilmek. Kirayı ödemek bir olay. Eve sebze almak, meyve almak bir olay. Eşe-dosta çay, kahve ısmarlamak olay.”
“SİYASET ZORDA OLANI GÖRMELİ”
Toplumda ekonomik sıkıntıların yeterince görülmediğini savunan Eroğlu, şu ifadeleri kullandı:
“Restoranlar, otoparklar dolu olur. O binaların, mağazaların, evlerin bir sahibi var. Faizler yüksek diyoruz, o faizleri alan insanlar var. Altın yükseliyor, onun da bir sahibi var. Bu insanlar için ekonomik çok büyük sıkıntı yok. Siyasetin konusu onlar olmamalı. Siz ezilene bakın, zorda olana bakın.”
“DAR GELİRLİ ÇOCUĞUNU MARKETE GÖTÜRMEKTEN ÇEKİNİYOR”
Dar gelirli ailelerin yaşadığı günlük zorluklara dikkat çeken Eroğlu şunları söyledi:
“Dar gelirlinin markete giderken çocuğunu evden çıkarmamasına bakın. Gofret ister, çikolata ister. Çocuk ağlar, sızlar. Para yok. Emekli ay sonunu nasıl getireceğim diye hesap ediyor. Asgari ücretli nasıl çocuk okutacak? Kolay mı kırtasiyeye girmek? Kolay mı markete girmek?”
“FINDIK DIŞINDA FİYATI DÜŞEN BİR ŞEY VAR MI?”
Fındık fiyatlarındaki düşüşün üreticiyi zor durumda bıraktığını belirten Eroğlu, şu ifadeleri kullandı:
“Fındıktan başka fiyatı düşen bir şey var mı? Etin, sütün fiyatı düştü mü? Suyun, ekmeğin fiyatı düştü mü? Neyin fiyatı düştü de fındığın fiyatı düştü? Bir ay önce 330 liraydı, şimdi 230 lira.”
“MİLLETVEKİLLERİ BİZİM SORUNLARIMIZLA İLGİLENMELI”
Ordu milletvekillerinin gündemini de eleştiren Eroğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Bizim konumuzla milletvekilleri ilgilenmeli. Ama milletvekillerimizin derdi ne? Kimisi başka şehirlerin meseleleriyle uğraşıyor, kimisi başka tartışmaların içinde. Siz zordaymışsınız, fındığınız para etmiyormuş, ev kirası nasıl ödenecekmiş, kim ilgileniyor bunlarla?”
“GÜZEL GÜNLER GELECEK”
Türkiye’nin güçlü bir ülke olduğunu ifade eden Eroğlu, sözlerini şu ifadelerle tamamladı:
“Biz büyük bir ülkeyiz, büyük bir milletiz. Bu günler geçer, bu güneş doğar. Yeter ki bizi yönetenler gençlerin gelecek hakkını, emeklinin yaşam hakkını, çiftçinin, işçinin, esnafın alın terini önemsesinler. Bunlara bakıldığında bu ülke ayağa kalkar. O günler için çalışıyoruz ve geleceğine inanıyoruz.”




