TBMM Genel Kurulu’nda söz alan Poyraz, Türkiye Cumhuriyeti’nin temelini oluşturan anayasa, hukuk ve demokratik kurumların göz ardı edilmemesi gerektiğini söyledi. Terör örgütü kurmak ve yönetmek suçundan hüküm giymiş bir kişinin referans alınmasını eleştiren Poyraz, bunun hem hukuk devleti anlayışına hem de Türkiye Cumhuriyeti’nin temel ilkelerine aykırı olduğunu söyledi.
Poyraz, “Bizi de bağlayan şey başta Anayasa olmak üzere kanunlar, kurallar. Kanunları, kuralları bir yere koyup, parlamentoyu bir yere koyup Türkiye Cumhuriyeti devletini, Türk milletini, bölünmez bütünlüğünü hedef alan bir terör örgütünü kurmuş, yönetmiş, infaz emri vermiş birisinin referans alınması, muhatap kabul edilmesi, haddizatında bu ülkenin mutlak ve eşit vatandaşı olan Kürtlere vasi tayin edilmesi anlamına gelir” ifadelerini kullandı.
“O zaman boşaltalım bu salonu”
Konuşmasında Meclis’in ve siyaset kurumunun işlevine vurgu yapan Poyraz, ülkenin sorunlarını çözme sorumluluğunun seçilmiş temsilcilerde olduğunu belirtti.
“Bu kadar adam, bu kadar milletvekili, bu kadar koca koca adam, koca koca kadın, cumhurbaşkanları, bakanlar, valiler, hâkimler, savcılar, onlar bunlar çözemeyecek; bu işi bir terör hükümlüsü çözecek, öyle mi?” diye soran Poyraz, sözlerini şöyle sürdürdü: “O zaman hepimiz boşaltalım bu salonu ya. Oturmayın, oturmayın bu salonda, boşaltalım burayı. Biz çözemiyorsak, oturup bunu çözemiyorsak boşaltalım.”
“Kürt’ün derdi hukuk değil mi?”
Türkiye’de yaşanan hukuk, adalet ve demokrasi sorunlarının tüm vatandaşları ilgilendirdiğini ifade eden Poyraz, bu taleplerin yalnızca belirli bir kesimin değil, toplumun tamamının ortak talebi olduğunu söyledi. Poyraz, “Kürt’ün derdi hukuk değil mi, Kürt’ün derdi adalet değil mi, Kürt’ün derdi özgürlük değil mi, Kürt’ün derdi insan hakları değil mi, Kürt’ün derdi demokrasi değil mi? Şimdi, bizi seyreden herkese soruyorum: Bu memlekette bu derdi dert edinmeyen bir Türk var mı? Türk’ün de şu an artık adaletsizlik, hukuksuzluk, demokrasi ve özgürlük yoksunluğu bu ülkenin her yurttaşının derdi” açıklamalarında bulundu.
Poyraz, konuşmasının devamında “Ben ‘Türk’e demokrasi’ demiyorum, ‘bu millete demokrasi’ diyorum” ifadelerini kullanarak, demokrasi ve hukuk taleplerinin ortak bir toplumsal ihtiyaç olduğunu vurguladı.