Komşumuzu vuruyorlar…

Komşumuzu vuruyorlar…
İran, kalu beladan beri komşumuz…
Seversiniz, sevmezsiniz ama komşumuz…

Maalesef sesimiz yeterince çıkmıyor…
Çıkamıyor…

Çıkıp “La, sen kim de dağdan gelip bağdakini kovuyorsun” deyip girebiyi, nacağı kapıp kafasını gözünü yaramıyoruz…

Perdenin arkasından bakıyoruz…

Yandaşı, muhalifi fark etmeksizin TV kanalları sözleşmiş gibi ağızlarının içinde “He, oralarda bir şeyler oluyor, ha evet onu da öldürmüşler yani, bilemiyoruz; petrol, altın ne olacak” gibi adice işleri anlatıyorlar…

Komşumuzu vuruyorlar…
Liderlerini vuruyorlar…
İnançlarını vuruyorlar…
Hem de Ramazan’da vuruyorlar…

Perdenin arkasından bakıyoruz…

Kabe’de hacılar “hu” der diye işi magazine, şarkıya, türküye döküyoruz…

Komşumuzu vuruyorlar…
Parça pinçik ediyorlar…
Bitli yorganın altına sinip perdenin arkasından, kapının kısrığından bakıyoruz…

İftarı bekliyoruz…
Pideyi sıcak hayal ediyoruz…

Komşumuzu vuruyorlar...
Komşumuzu komşularından vuruyorlar...
Perdenin arkasından bakıyoruz...
M.Topkaya