Nükleer felaket başka! Kaderin; rüzgarın ve hava akıntılarının elindedir…

Savaş tüm vahşetiyle devam ediyor…
Şiddet tedricen, yani kademeli olarak artırılıyor…
Son günlerde hem İran’ın hem de İsrail’in nükleer tesislerine saldırılar arttı…

Bakın;
Nükleer tesislere saldırı, petrol veya doğalgaz tesislerine saldırıya benzemez…
Petrol ya da doğalgaz olmasa, en fazla üretim durur…
Ekonomi çöker…
Fakirliğin sefalete döner…

(Sen de;
Özüne, toprağa yönelirsin…
Tarlana döner, pancar, pezik diker, sakarca, galdirik yersin…
İki de tavuk aldın mı, al sana survivör…
Üç ayda alışırsın…
Yeminlen, hele bir inek “cerse” olaydı diye de hayıflanırsın…)

Ama nükleer felaket başka…
Kaderin; rüzgarın ve hava akıntılarının elindedir…
Pisi pisine, çaresizce ölürsün…
Kalıtımın bozulur…

İnanmıyorsan, şu sıralarda dijital platformda (Netflix) gerçek olaydan yola çıkmış bir dizi var:
Brezilya’nın Goiana şehrinde 1987 yılında yaşanan “Sezyum 137” nükleer kazasını anlatan Radyoaktif Acil Durum dizisi…

Fırsat bulursanız, lütfen izleyin…

Not: Toprağı olmayan ne yapsın diye merak ediyorsanız…
Rahat olun...
Anadolu’nun ekilebilir arazilerinin anca %50’si kullanılıyor…
Yeterki nükleer felaket olmasın...