Edinilen bilgilere göre M.A. isimli kadın, son günlerde Ankara’daki bazı polis merkezlerine giderek görevli personelle görüşmeler yaptı. Polis memurları hakkında şikayette bulunmak istediğini söyleyen kadın, görevli personelden kimlik ve görev bilgileri talep etti. Ancak davranışlarından şüphelenen polisler, kendisinden resmi kimliğini göstermesini istedi.
M.A., “stajyer savcı” olarak görev yaptığını öne sürse de yapılan araştırmada böyle bir görevinin bulunmadığı belirlendi. Durumun Cumhuriyet savcılığına bildirilmesi üzerine başlatılan incelemede, şüphelinin ne savcı yardımcısı ne de stajyer savcı olduğu ortaya çıktı.
Soruşturma kapsamında yapılan çalışmalarda, 2000 doğumlu olduğu öğrenilen M.A.’nın hukuk fakültesine başladığı ancak eğitimini ilk sınıfta bıraktığı tespit edildi. Üzerinde yapılan aramada ise erkek arkadaşına ait olduğu belirtilen hakim-savcı adayı kimlik kartı ele geçirildi.
Gözaltına alınan şüpheli, hakkındaki suçlamaları kabul etmedi. Kimliği herhangi bir amaçla kullanmadığını savunan M.A., tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılmasını talep etti.
Ancak mahkeme, dosyadaki delilleri ve kaçma şüphesi ihtimalini değerlendirerek adli kontrol tedbirlerinin yetersiz kalacağı kanaatine vardı. Şüpheli M.A., “herkesin girebileceği bir yerde bırakılmakla birlikte kilitlenmek suretiyle hırsızlık” suçlaması kapsamında tutuklanarak cezaevine gönderildi.