Devlet Memurları Kanunu…
“Ödevler ve Sorumluluklar” adlı 2’nci bölümünün…
6’ncı maddesi sadakatle ilgilidir…
Aynen şöyledir:
“Devlet memurları, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’na ve kanunlarına sadakatle bağlı kalmak ve milletin hizmetinde Türkiye Cumhuriyeti kanunlarını sadakatle uygulamak zorundadırlar…”
Devlet memurları yetkili amirlerin huzurunda yemin ederler…
Bu yemin:
“Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’na, Atatürk ilke ve inkılaplarına, Anayasa’da ifadesi bulunan Türk milliyetçiliğine sadakatle bağlı kalacağıma; Türkiye Cumhuriyeti kanunlarını milletin hizmetinde olarak tarafsızlık ve eşitlik ilkelerine bağlı kalarak uygulayacağıma; Türk milletinin milli, ahlaki, insani, manevi ve kültürel değerlerini benimseyip koruyup, bunları geliştirmek için çalışacağıma; insan haklarına ve Anayasa’nın temel ilkelerine dayanan, milli, demokratik, laik bir hukuk devleti olan Türkiye Cumhuriyeti’ne karşı görev ve sorumluluklarımı bilerek, bunları davranış haline getireceğime namusum ve şerefim üzerine yemin ederim…”
Üstelik imzalı “Yemin Belgesi” özlük dosyasına konur…
“Memur-Sen Başkanı” nihayetinde bir memurdur…
Çoluğunun çocuğunun rızkını koruyup kollamak üzere yemin ettiği Cumhuriyet sayesinde kazanan birinin, Cumhuriyete dair ettiği laflar yenilir yutulur gibi değil...
Yemin, şeref ve haysiyet gibi kavramlara yaklaşımı belli ki "narkozlanmış" zayıf karakterinde bir anlam ifade etmiyor...
Ama Memur-Sen’e üye olup aidat ödeyenler memur dostlar...
Namus, şeref ve haysiyet üzerine ettiği yemine sadakatı olmayanın
Size sadakati olur mu...
Ve siz ettiğiniz yemine sadık mısınız!