Sene 1945…
Sovyetler Birliği, 2’nci Dünya Harbi’nin galibi…
Avrupa’nın paylaşıldığı "Potsdam Konferansı’nda" Stalin ve Molotov, Türkiye’den Boğazlarda üs…
Ve Kars ile Ardahan’ı istemişti…
Zor günler…
Amerika Birleşik Devletleri, Rusya’yı durdurmak için (kendi çıkarları doğrultusunda) Missouri zırhlısını 1946 Nisan ayında Türkiye’ye göndermiş…
“Rus tehdidine karşı yanınızdayız” mesajı vermişti…
(Türkiye, Missouri zırhlısının rotasını gün gün takip etmiş…
Hacı yolu gözler gibi beklemişti…)
ABD ve Batı’dan (İngiltere) destek bulan Türkiye rahatlamış…
Ve Rusya’ya, Türkiye Büyük Millet Meclisi marifetiyle açık ve net şunu söylemişti:
“Boğazlarda üs kurma isteği… kabul edilmek değil… konuşma mevzusu dahi olmayacaktır"...
Lakin Rusya durmamış…
1946 yılı Ağustos ve Eylül aylarında Ankara’ya bu konulara dair “nota” (müzik notası değil) vermişti…
Sonra yine ABD (Truman Doktrini) ve Batı desteğiyle…
Rusya’nın talepleri reddedilmiş…
Ve NATO’ya girişle (1952) bu talepler tamamen son bulmuştur…
Üzerinden 80 yıl geçmiştir…
80 yıl…
İnsan için uzun bir ömür olabilir…
Ama kadim devletler için kısa bir zamandır…
Bugün meselelere (NATO, ABD, Avrupa, Rusya ve sair) bakarken…
Olayları yargılarken ve fikir üretirken…
Geçmişi hatırlamakta fayda var…
Görünen o ki…
Ziyadesiyle Batı ittifakının ve NATO’nun içinde…
Hem de tam göbeğindeyiz…
Yüce Türk Milleti zor günler geçiriyoruz...
Umarım 80 sene sonra torunlarımız bu günlere dair yayınlara bakar/ okurken saygı duyup; "vay be ne günlerden geçmişler" der, huzur ve zenginlik içinde mutlu hayatlar sürerler...