Son dönemde depremzedelere yönelik sözleri nedeniyle kamuoyunda yoğun eleştiri alan Alçı, daha önce katıldığı bir televizyon programında deprem bölgesine ilişkin ifadeleri sebebiyle tartışmaların odağına yerleşmişti. Yaşanan tepkilerin ardından Alçı, görev yaptığı TGRT ekranlarından da ayrıldığını duyurmuştu.

Altınordu Belediyesi’nden kaçak kırsal yapılara ruhsat uyarısı
Altınordu Belediyesi’nden kaçak kırsal yapılara ruhsat uyarısı
İçeriği Görüntüle

Habertürk cephesinden ayrılığa ilişkin resmî bir açıklama yapılmazken, Alçı’nın kanalla ilişkisinin sona ermesi medya kulislerinde depremzedelerle ilgili sözleri sonrası yaşanan sürecin devamı olarak değerlendiriliyor.

NE OLMUŞTU?

Nagehan Alçı, birkaç gün önce sosyal medya hesabından deprem bölgesine YouTube kanalı için çekimler gittiğini ve bölgeyi 'karış karış' gezdiğini aktarmıştı. Bölgede, depremzedelerin rehavete kapıldığın ı söyleyen Alçı, kendiinin gördüklerini aktardığını belirtmiş ve başta depremzedeler olmak üzere birçok kişiden büyük tepkiler almıştı.

Alçı, yaptığı paylaşımlarda,

"1) Günlerdir deprem bölgesinde YouTube kanalım için çekimler yaptık… CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in konuştuğu depremzede gibi birçok vatandaş çıktı karşımıza… Acı ve mağduriyet çok ama herşeyi sonsuza kadar devlet veremez. Maalesef bölgede depremzede rehaveti oluşmuş!

2) Konteyner kentlerde devletin sağladığı elektrik,su ve ısınmanın yanısıra devamlı gelen gıda ve temel ihtiyaç yardımları nedeniyle maalesef bazı depremzedelerde para harcama refleksi kaybolmuş. Bütün kısıtlı imkan ve zorluklara rağmen bu nedenle konteynerlardan çıkmak istemiyorlar …

3) Elbette hayat koşulları zorlu, büyük acılar yaşadılar ama hayat devam ediyor ve dünyanın hiç bir devleti sonsuza kadar tüm yaşam masraflarını üslenemez… Para harcama refleksleri zayıfladığı ve elektrik, ısınma gibi giderleri karşılamak istemedikleri için hak sahibi olan ve evleri teslim edilen vatandaşların bir kısmı sağlam ve yeni evlerine geçmektense konteyner koşullarında yaşamaya devam ediyorlar.

4) Kiracı olan depremzedelerin ise ezici çoğunluğu konteyner kentlerden çıkmak istemiyor, devletten ev talep ediyorlar. Devletin kiracılara hak sahipleri koşullarında ev sağlaması hem ekonominin üzerinde büyük bir yük yaratır hem de Adil değil. Adalet ve eşitlik aynı şey değildir hatta çoğu zaman birbiriyle çelişir!

5) Halbuki devlet deprem bölgesinde hakikaten büyük yatırım yapmış, onbinlerce modern ve son derece güzel konut inşa etmiş.Hepsini teker teker gezdim. İstanbul’da, Ankara’da en az 50 bin edecek 3+1, yepyeni dairelerin kiraları deprem bölgesinde 8-9 bin bandında.

6) Hatay, Malatya, Adıyaman’ı karış karış dolaştım. O kıyamet gününün ardından geçen 3 yıla dair yüzlerce vatandaşla konuştum, röportajlar yaptım. Hepsini yakında YouTube kanalımda izleyeceksiniz…Ben sadece bölgede herkesin bildiği ve gördüğü izlenimleri paylaşıyorum. Depremin yarattığı tarifsiz acıları orada bir kez daha yaşadım, mağduriyetler büyük… Öte yandan konteyner kentlerde önümüzdeki süreçte sorun olacak bir sosyolojik gerçek de var. Bununla ilgili özel bir yayın yapacağım…" demişti.