Trump, gazetecilerin Washington Post tarafından ortaya çıkarılan operasyonla ilgili sorularını yanıtladı. Güvenlik gerekçesiyle uçak değiştirilmesi kararının kendisine ait olmadığını belirten Trump, Gizli Servis ve ordunun tavsiyelerine uyduğunu söyledi.
Trump, kendisini taşıyan uçağın daha büyük risk altında olduğunu düşündüğünü belirterek, "Benim uçtuğum uçağın daha büyük risk altında olduğunu düşünüyorum. Hedef alınma ihtimali daha yüksek olan uçak oydu." ifadelerini kullandı.
ABD Başkanı, ciddi tehditler karşısında güvenlik ekiplerinin talimatlarına uyması gerektiğini de vurguladı.
CATERİNG ARACIYLA GİZLİCE BAŞKA UÇAĞA GÖTÜRÜLDÜ
Washington Post'un haberine göre Trump, Türkiye'den ayrılacağı sırada önce kameraların görüntü aldığı başkanlık uçağına bindi. Ancak kısa süre sonra uçağın diğer tarafına yanaştırılan bir catering aracı kullanılarak pistte bekleyen başka bir ABD askeri uçağına geçirildi.
Trump'ın asıl uçağı daha sonra başkan içindeymiş izlenimi oluşturacak şekilde hareket ederken, ABD Başkanı farklı bir uçakla yolculuğunu sürdürdü.
Operasyonun, İran bağlantılı olası bir suikast tehdidine ilişkin istihbarat üzerine planlandığı ve ayrıntıların çok dar bir çevreyle paylaşıldığı belirtildi.
İRAN'A "GÜVENMİYORUM" MESAJI
Trump, açıklamalarında İran'la yaşanan gerilime de değindi. İran yönetimine güvenmediğini söyleyen ABD Başkanı, "İran'a güvenecek son kişiyim. Bana sürekli yalan söylediler." dedi.
Trump ayrıca Hürmüz Boğazı konusunda da dikkat çeken ifadeler kullandı. ABD'nin boğaz üzerinde tam kontrol sağladığını savunan Trump, "Kontrol bizde, başka hiç kimsede değil." diye konuştu.
Basra Körfezi'ni Umman Körfezi'ne bağlayan Hürmüz Boğazı, dünya enerji ticareti açısından kritik öneme sahip. Küresel petrol taşımacılığının önemli bir bölümü bu stratejik geçiş güzergâhından gerçekleştiriliyor.




