Yaklaşık 10 yıldır aynı restoranda çalışan garson, iş sözleşmesinin haksız şekilde feshedildiğini belirterek İş Mahkemesi'ne başvurdu. İşveren ise çalışanın iş disiplinini bozduğunu öne sürerek davanın reddini istedi.
Dosyayı değerlendiren ilk derece mahkemesi, işveren tanıklarının beyanlarını esas alarak feshi haklı buldu ve davayı reddetti. Bunun üzerine işçi kararı istinafa taşıdı.
İstinaf incelemesini yapan BAM 6. Hukuk Dairesi ise yerel mahkemenin kararını kaldırdı. Kararda, işçinin 10 yıllık çalışma süresi boyunca yalnızca iki şikâyetle karşı karşıya kaldığına dikkat çekildi. Bu şikâyetlerden birinin aradan uzun süre geçtiği için feshe gerekçe yapılamayacağı belirtildi.
Mahkeme, diğer olayda öne sürülen "çay bardağını sert koyma, boş bardakları sürükleyerek toplama ve içecekleri bilgisayarın arkasına bırakma" iddialarını da değerlendirdi. İşçinin hakaret ettiği ya da fiziksel müdahalede bulunduğuna ilişkin somut bir delilin bulunmadığı ifade edildi.
Kararda, işverenin yazılı uyarı veya kınama gibi daha hafif disiplin yaptırımlarını uygulamak yerine doğrudan iş akdini feshetmesinin, iş hukukundaki "ölçülülük" ve "feshin son çare olması" ilkeleriyle bağdaşmadığı vurgulandı.
Ayrıca, işçinin özlük dosyasında daha önce verilmiş herhangi bir yazılı uyarı veya disiplin cezasının bulunmadığına işaret edilerek, yalnızca işveren tanıklarının soyut ifadelerine dayanılarak yapılan feshin geçerli kabul edilemeyeceği belirtildi.