Modelistliği bırakıp çiftçi oldu: Aronya ve çilek üretiyor
Modelistliği bırakıp çiftçi oldu: Aronya ve çilek üretiyor
İçeriği Görüntüle

Dava dosyasına göre kadın, evliliğin ilk döneminde eşinin isteği üzerine işinden ayrılarak başka bir şehre taşındı. Ancak ilerleyen süreçte eşinin kendisine çocuk sahibi olması konusunda sürekli baskı yaptığını ve güven sarsıcı mesajlaşmalarda bulunduğunu öne sürdü.

Evlilik birliğinin temelinden sarsıldığını belirten kadın, boşanma ve buna bağlı olarak nafaka ile maddi-manevi tazminat talebiyle mahkemeye başvurdu.

MAHKEMELERİN KUSUR DEĞERLENDİRMESİ FARKLI OLDU

Bakırköy 9. Aile Mahkemesi, yapılan yargılama sonucunda erkeği boşanmada tamamen kusurlu kabul etti. Mahkeme, bu değerlendirmeye dayanarak kadın lehine nafaka ile maddi ve manevi tazminata hükmetti.

Dosyanın istinafa taşınmasının ardından İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ise farklı bir kusur değerlendirmesi yaptı. İstinaf mahkemesi, kadının da az kusurlu olduğunu belirterek ilk derece mahkemesince hükmedilen tazminat miktarlarında indirime gitti.

YARGITAY SON NOKTAYI KOYDU

Uyuşmazlığın Yargıtay Hukuk Genel Kurulu önüne gelmesiyle birlikte dosya yeniden değerlendirildi. Kurul, eşe çocuk sahibi olması konusunda uygulanan psikolojik baskının ağır kusur oluşturduğuna ve kişilik haklarının ihlali niteliğinde bulunduğuna karar verdi.