Karara konu olayda bir sigortalı, 13 Temmuz 2018 tarihi itibarıyla yaşlılık aylığına hak kazandığının tespit edilmesini ve kendisine geçmiş dönemde ödenmeyen aylıkların faizleriyle birlikte SGK'dan tahsil edilmesini istedi.
İlk derece mahkemesi, sigortalının 1 Ekim 2018 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı almaya hak kazandığına karar verdi. Mahkeme ayrıca 1 Ekim 2018 ile 1 Nisan 2019 arasında eksik ödendiği belirlenen yaklaşık 7 bin liralık aylığın yasal faiziyle birlikte ödenmesine hükmetti.
SGK'nın karara yönelik istinaf başvurusu da reddedildi. Bunun üzerine dosya Yargıtay'ın önüne taşındı.
Dosyayı inceleyen Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, yerel mahkeme kararını bozarken faiz hesabı açısından dikkat çeken bir değerlendirme yaptı.
Yüksek Mahkeme, SGK'nın emeklilik işlemlerini tamamlaması için mevzuat kapsamında üç aylık yasal süresinin bulunduğuna dikkat çekti.
Bu süre içerisinde SGK'nın temerrüde düşmüş kabul edilemeyeceğini belirten Yargıtay, faiz hesabının da bu üç aylık sürenin tamamlanmasının ardından değerlendirilmesi gerektiğine hükmetti.
Böylece emekli aylığına hak kazanılan tarih ile faiz başlangıç tarihi arasında doğrudan bir eşitlik kurulamayacağı ortaya konuldu.
Yargıtay, dosyada yalnızca faiz başlangıcıyla ilgili değil, eksik ödeme döneminin belirlenmesi konusunda da hata yapıldığını tespit etti.
Sigortalıya 1 Mayıs 2019 tarihinde yeniden aylık bağlandığı belirlenirken, yerel mahkemenin eksik ödeme dönemini 1 Nisan 2019'da sonlandırması hatalı bulundu.
Yüksek Mahkeme'ye göre hesaplama, 1 Ekim 2018 ile 1 Mayıs 2019 arasındaki dönem dikkate alınarak yapılmalıydı.
Kararda dikkat çekilen bir diğer nokta ise bilirkişi hesabıyla ilgili oldu.
Sigortalının dava dilekçesinde belirli bir miktar talep etmediğini değerlendiren Yargıtay, mahkemenin öncelikle SGK'dan aylık miktarına ilişkin bilgi alması gerektiğini belirtti.
SGK'nın görüşü alınmadan doğrudan bilirkişi incelemesi yaptırılarak hesaplama yapılmasını usule aykırı bulan Yargıtay, bu nedenle de yerel mahkeme kararının bozulmasına karar verdi.





