2002 yılında emekli aylığı bağlanan bir hekim, 2008 yılında aile hekimi olarak görev yapmaya başladı. Yaklaşık 8 yıl boyunca emekli maaşını almaya devam eden hekimin durumu, Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından 2016 yılında tespit edildi. Bunun üzerine SGK emekli aylığını durdururken, bugüne kadar yapılan ödemeler için 111 bin 855 TL borç çıkardı.

Kararın iptali için dava açan emekli hekim, maaşının yeniden bağlanmasını ve kesilen aylıkların faiziyle ödenmesini talep etti.

İlk derece mahkemesi, davacının sosyal güvenlik destek primi kapsamında değerlendirilmesi gerektiğine hükmederek SGK'nın işleminde hukuka uygunluk bulunmadığına karar verdi. Mahkeme, kurumun herhangi bir maddi zarara uğramadığını da değerlendirdi.

Dosyayı inceleyen istinaf mahkemesi de ilk derece mahkemesinin değerlendirmesini büyük ölçüde yerinde buldu. Mahkeme, aile hekimlerinin Sağlık Bakanlığı ile yaptıkları sözleşme kapsamında kendi adına ve hesabına bağımsız çalışan statüsünde olduklarını, yardımcı personelin de işvereni konumunda bulunduklarını belirtti.

Araç sahipleri hazırlıklı olsun! Motorine gece yarısı dev zam
Araç sahipleri hazırlıklı olsun! Motorine gece yarısı dev zam
İçeriği Görüntüle

Bunun üzerine SGK kararı Yargıtay'a taşıdı. Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, aile hekimi olarak çalışan emeklilerin aylıklarının kesilmesi gerektiğine karar verdi. Daire, davacının kasıtlı hareket etmediğini kabul ederken, çıkarılan borcun yeniden hesaplanması gerektiğini ifade etti.

İstinaf Mahkemesi bozma kararına direnince dosya bu kez Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun gündemine geldi.

Genel Kurul, istinaf mahkemesinin direnme kararını oy çokluğuyla bozarak, emekli aylığı alan kişilerin aylıkları kesilmeden aile hekimi olarak görev yapamayacağına hükmetti. Böylece dosya yeniden istinaf mahkemesine gönderildi.