İYİ Parti Ordu İl Başkanlığı tarafından düzenlenen kahvaltı programında Ordu’daki maden sahalarının genişlemesi, ruhsat süreçleri ve belediye iştiraki ORBEL üzerinden yürütüldüğü öne sürülen ihale tartışmaları gündeme geldi. Programda İYİ Parti Siyasi İşlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Enver Yılmaz değerlendirmelerde bulundu.
MADEN SAHALARI VE RUHSAT SÜREÇLERİ
Enver Yılmaz, Ordu’daki maden alanlarının oluşum süreci ve yerel yönetimlerin rolüne ilişkin eleştirilerde bulunarak Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı geçmişi bulunan isimler üzerinden ruhsatlandırma süreçlerini değerlendirdi. Bu kapsamda maden sahalarının artışına dikkat çekerek, “İlimizde maden alanlarının bu kadar çok olması ve madencilikle ilgili yedi yıl bakanlık yapmış, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı yapmış Ordu Büyükşehir Belediye Başkanı'nın pişkinlikle ve hiçbir şey yokmuş gibi meclis toplantısında süreç kontrolümüzle demesini sizce tesadüf mü? Bir Büyükşehir Belediye Başkanı istediği takdirde ilinin tamamında bir metrekare alanı bile maden alanı olarak ilan ettirmez. Yazar yazısını MAPEG, Enerji Bakanlığı, maden işleri o ile giremez. Ordu'da yapılan ve şu anda devam eden ne kadar maden varsa altın, gümüş, bentonit, kurşun hepsinin altında Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı sıfatı ile Hilmi Güler'in imzası var. Şu anda Ordu'da 18 bölgede 85 yeni mahallenin maden olarak açılmasının muvaffakatını veren Ordu Büyükşehir Belediyesi. Ama soru soracak bir Allah'ın kulu yok” ifadelerini kullandı.
TARIM ALANLARI VE MÜLKİYET TARTIŞMASI
Maden sahalarının tarım alanları ve fındık üretimi üzerindeki etkilerine değinen Enver Yılmaz, ruhsatlandırılan bölgelerde üretim faaliyetlerinin kısıtlandığını söyledi. Bu durumun üreticiyi doğrudan etkilediğini belirten Yılmaz, “Bu memleket hepimizin memleketi. Benim Ulubeyli, Gürgentepeli, Çamaşlı, Çatalpınarlı, Fatsalı vatandaşlarım haklı olarak eylem yapıyorlar. Dezenformasyon başkanlığı diyor ki anlatıldığı gibi değil. Şu anda maden alanlarında fiili çalışma oranı bir nokta sekiz. Ben ruhsata bakarım kardeşim. Adam orayı maden alanı ilan edip etrafını çevirdiğinde üstündeki fındıktan nasıl istifade edeceğim? Edebilir misin? Edemezsin. Kapatıldı alan, mülkiyet değişti. Nasıl hak iddia edeceksin? Edemezsin” dedi.
ORBEL VE İHALE SÜRECİ
Belediye iştiraki ORBEL üzerinden yürütülebilecek maden ihalelerine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Yılmaz, ihale süreçlerinin işleyişine yönelik eleştirilerini dile getirerek, “Gelelim ikinci kritik soruya. Yeni on sekiz alan seksen beş mahalle. İhaleyi alacak olan ve girecek olan kim? Bahsedildiği bir grup. İkincisi kim? Büyükşehir Belediyesi'nin ORBEL şirketi. Niye ORBEL şirketi? Artık ÇED falan yok. ORBEL şirketi mi? X vatandaş mı ihaleye girdiğinde daha kolay? Elbette belediye şirketi daha kolay. İktidarın partisinin belediyesi, o belediyenin şirketi, o şirketin ihaleyi alması bir imzaya tabi. Ne usul bakarlar, ne keşif yaparlar, ne sondaj yaparlar” ifadelerini kullandı.
YÖNETİM VE RANT İDDİALARI
Yılmaz, ORBEL üzerinden yürütülen süreçlerin kamu yönetimi açısından risk oluşturduğunu söyleyerek belediye yönetimine yönelik eleştirilerini, “Peki kritik soru bu Ordu Büyükşehir Belediyesi'nin iştirakı ORBEL. Bu ihaleleri aldığı takdirde ne yapacak? Kimlere vereceği, peşkeş çekeceği belli. Rödevans dedikleri kiralama yöntemiyle hangi firmalar üzerinden rant elde edecekleri de belli. Hep diyorum ya Ordu Büyükşehir Belediyesi bir çete tarafından yönetiliyor. Hep söylüyorum ya Hilmi Güler'in Büyükşehir Belediye Başkanı'nın bu yönetim tarzının içinde görüntü, ekran, sempatiklik, basını ve kamuoyunu idare etme dışında hiçbir yükümlülüğü yok. Çoğu yerde maden nedir, ne değildir sorduğunuzda bilmiyorum der. Gidene haberim yok der. Hiç evet olmaz. Ama sonuç sonuç gitti ya memleket.” sözleriyle sürdürdü.