AK Parti Ordu Milletvekili Mustafa Hamarat, Mustafa Hamarat, TV5’te katıldığı canlı yayında Ordu ve Perşembe Yaylası çevresinde yürütülen maden arama faaliyetleri ile ilgili kamuoyunda oluşan tartışmalara ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Hamarat, hem çevresel hassasiyetlere dikkat çekti hem de bazı iddiaların “yanlış ve abartılı şekilde yayıldığını” söyledi.
Bölgenin doğal değerine dikkat çeken Hamarat, Perşembe Yaylası için yaptığı değerlendirmede “Ordu çok güzel bir il. Gerçekten ben bazen şöyle espri yapıyorum. Bu il diyorum sizin olsa Milli Park ilan eder, biletle alırsınız bizi içeri diyorum. Böyle bir yerde madencilik yapmak çok kolay değil. Niye? Bir zarar verebilirsiniz, dokunabilirsiniz. Onun için dokunulmaması için hassasiyet gösterilmesi çok doğal, çok normal” ifadelerini kullandı.
Ancak tartışmaların zamanla çevre hassasiyetinin ötesine geçtiğini belirten Hamarat, sürecin farklı bir boyut kazandığını ifade ederek “Ama bizim karşılaştığımız olay bu hassasiyetin ötesinde bir şey. Yani burada yalanlarla aynı Türkiye'nin diğer mesela köprü yaptırmayız, Kuzey Marmara yolunu yaptırmayız, milli silah denemesi yapıyorsunuz, balıklar korkuyor, işte doğa bundan zarar görüyor dedikleri gibi. Her konuda mutlaka karşı çıkmak, karşı çıkarken de böyle çevreci bir şeye bürünmek, kimliğe bürünmek, bir görüntüye bürünmek. Şimdi orada yaşadığımızda, memleketin yaşadığımızda Ordu ve Giresun'da daha çok bu yapıldı” dedi.
Madencilik faaliyetlerinin kapsamına ilişkin bilgi veren Hamarat, arama ruhsatlarının sınırlı alanları kapsadığını belirterek “Aynı şey, biz mesela Ordu'da 18 tane sahayı devlet, buralarda bizim tespitlerimize göre maden olabilir, burada arama yapabilirsiniz diye ihaleye çıkıyor, ruhsat veriyor. Arama ruhsatı yani. Çoğu yerli, yabancıya da açık ama şu anda girip alanın hepsi yerli. Buradaki 18 şirketten, 8 sahaya zaten kimse girmemiş. Yani %50'lik bir şey” ifadelerini kullandı.
Bölgede yapılan çalışmaların büyük bölümünün bentonit üzerine olduğunu vurgulayan Hamarat, “Bununla girenler de zaten orada bizdeki bentonit madeni meşhur. Öyle altın falan, gümüş falan değil. Onlarla ilgili girenler de zaten işletiyorlar. Bentonit çok özel bir toprak. İlaç sanayinde kullanılıyor. Kozmetik sanayinde kullanılıyor. En yaygın kullanımı kedi kum olarak kullanılıyor. Ve dışarıya satılıyor tamamen. Bizim orada sanayinin önemli bir kısmını oluşturuyor” ifadelerini kullandı.
Çevre hassasiyeti eleştirilerine de yanıt veren Hamarat, devletin denetim mekanizmalarına dikkat çekerek “Bunun çok çevreye zarar vermesi çok kötü çalışırsanız olur. Biz zaten buradaki temin ettiğimiz şey ne? Biz iktidar olarak biz de çevreciyiz. Herkesten fazla çevreciyiz. Yani Türkiye'de kimse bize çevrecilik dersi veremez. Biz çünkü bütün çalışmalarımızla çevreciliği mevzuat olarak da uygulamaya koyan, ÇED raporlarına bunları derceden, bunları uygulatan yıllardır biz, 25 yıldır biz uyguluyoruz” dedi.
Sahadaki tepkileri değerlendiren Hamarat, bazı kesimlerin sondaj faaliyetlerine dahi karşı çıktığını belirterek “Biz ilimizde bir madenci çevreye zarar verecekse herkesten önce AK Parti Milletvekili olarak ben dururum. Teşkilatlar olarak bizim teşkilatlarımız durur. Biz köylülerle görüşünce şöyle deniyor, tabii ki zarar vermeyecekse sorun yok. Benim yerimin altında altın varsa, gümüş varsa, bentonit varsa, ne madeni varsa, devlet onu çıkaracaksa, beni mağdur etmeyecekse bir sorun yok” ifadelerini kullandı.
Sondaj çalışmalarına yönelik itirazlara da değinen Hamarat, “Bir yerde bin tane sondaj yapıyorsunuz, binde bir çıkma ihtimali. Bu eylem yapanlar, sondajla yaptırmayız diyorlar. Madeni size arattırmayız diyorlar. Sondaj makinesini sokmayız diyorlar. Yani burada maden hiç arattırmayız size diyorlar. Yani zarar vermeden de yapsanız da yaptırmayız diyorlar. O zaman işe başka şeyler akla geliyor. Yani Türkiye'de madencilik yapılmasın, Türkiye yeraltı zenginliklerini kullanmasın diye 6.kol faaliyetlerinin etkisi akla geliyor” sözlerini kullandı.
Muhalefete yönelik eleştirilerde de bulunan Hamarat, “Muhalefet de hiç düşünmeden hemen bu iktidarı zora bırakacak bir konu galiba bulduk deyip oraya sarılıyor. Asıl facia olanı şimdi söylüyorum. Bütün Ordu ilinin %16'sına tekabül ediyor arama izni, ruhsat işletme değil. Coğrafyanın, toprak yüz ölçümünün %16'sına tekabül ediyor arama sahası. Yani gidecek arayacaksın var burada yok diye. Bunu tutuyorlar %74 diye yalan gösteriyorlar. Ondan sonra yuvarlıyorlar %80'e yuvarlıyorlar” dedi.
Hamarat ayrıca kamuoyundaki iddialara ilişkin, “Diyorlar ki Karadeniz'in o gördüğünüz yeşil coğrafyanın %80'i maden işletme sahası oldu. Ve peşine bir yalan daha ekliyorlar, sizi buradan göç edecekler, sizi başka illere taşıyacaklar diye. O zaman aklımız duruyor artık yani bu kadar yalanda level atamak. Sonra biz bu yalanları açıklayınca, vay sen madenciyi mi savunuyorsun diye karşımıza dikilmeye kalkıyorlar ya. İnsan önce bir ar eder” ifadelerini kullandı.