Ordu Çevre Derneği ile İstanbul Demokrat Ordulular Platformu’nun iş birliğinde gerçekleştirilen etkinlikte, kentin doğal yapısını tehdit eden unsurlar detaylı biçimde masaya yatırıldı.
Panelde konuşan ve heyelanda evini ve arazisini kaybeden Abdulkadir Yirmibeşoğlu, yaşadıklarını Ordu’da düzenlenen Ekokırım Paneli’nde anlattı.
“EVİMİZ GÖZÜMÜZÜN ÖNÜNDE YIKILDI”
Heyelanın yaşandığı bölgede daha önce de toprak kaymaları olduğunu ve bazı evler için tahliye kararı bulunduğunu hatırlatan Yirmibeşoğlu, olay günü yaşananları şu sözlerle aktardı:
“İki katlı evimiz gözümüzün önünde yıkıldı. Abimin evi de yan yattı. Evdeyken çatlakları fark ettim, hemen çıktık. İki saat sonra toprak tamamen kaydı. Canımızı zor kurtardık.”
“YILLAR ÖNCE UYARDIK, DİKKATE ALINMADI”
Bölgede yaklaşık 10 yıl önce taş ocaklarının kurulmaya başladığını belirten Yirmibeşoğlu, köylülerin süreçte mağdur edildiğini savundu:
“Köylünün arazilerini aldılar. Biz o zaman da anlattık ama kimse dinlemedi. Beş yıl önce patlatılan dinamit sonrası toprağın yarıldığını gördüm.”
“PATLATMALAR DOĞAYI VE GEÇİMİMİZİ BİTİRDİ”
Yaşananların sadece heyelanla sınırlı kalmadığını vurgulayan Yirmibeşoğlu, patlatmaların bölgedeki arıcılığı da bitirdiğini söyledi:
“Ben arıcıyım. Köyümüzde 15 kayıtlı kovan vardı, şimdi bir tane bile kalmadı. Her patlamada arıların anası kaçıyor. Büyük zarar ettik.”
BÖLGEDEKİ RİSK SÜRÜYOR
İslamdağ Mahallesi’nde daha önce riskli olduğu belirlenen alanda yaşanan heyelanda 2 ev ve bir halı saha yıkılmış, çok sayıda yapı hasar görmüştü. Mahalle sakinleri, bölgede benzer afetlerin yeniden yaşanmasından endişe ediyor.