Titiz, iktidar milletvekillerinin Ordu’nun ekonomik ve sosyal gerçeklerinden uzak kaldığını belirterek, muhalefetin üreticinin sorunlarını gündeme taşımaya devam edeceğini vurguladı.
Titiz açıklamasında, “Her zaman söylüyoruz; Ordu’nun en büyük sorunlarının başında, temsil ettiği şehrin ekonomisini, sosyal hayatını ve dertlerini bilmeyen iktidar milletvekilleri geliyor” ifadelerini kullandı.
İktidar milletvekillerinin daha önce yaptığı açıklamaları da hatırlatan Titiz, “‘Maden fındıktan daha fazla kazandırıyor’, ‘Babam söyledi, Atatürk Ordu’ya hiç gelmemiş’ gibi sözlerle, arada sırada uğradıkları Ordu’da vatandaşı kendilerine güldüren milletvekillerine daha önce de tavsiyelerde bulunmuştuk” dedi.
Yaptıkları basın açıklamasının ardından bir iktidar milletvekilinin televizyon programında konuştuğunu belirten Titiz, “Yaptığımız basın açıklamasını dinleyen iktidar milletvekillerinden biri, yine bir televizyon kanalında açıklamalarda bulunarak, ‘Yüzde 10 bile oy alamamış adam üst perdeden konuşuyor. Aman ha fındığa sahip çıkın falan...’ gibi kibir dolu ifadelerle cevap vermeye çalışıyor” sözleriyle tepki gösterdi.
Titiz, söz konusu açıklamalara karşı, “Sayın vekile şu soruyu sormak gerekiyor: Size eksiklikleri söyleyebilmek için yüzde kaç oy almak gerekiyor?” diye sordu.
Fındık üzerinden hamaset yapılmaması gerektiği yönündeki değerlendirmelere de karşılık veren Titiz, “Fındık fiyatlarının 0,95 dolardan 4-5 dolar bandına kendi dönemlerinde çıktığını söylemiş. Ferrero’yla çatışmak ya da şikâyet etmek yerine başka argümanların devreye sokulması gerektiğini ifade edip, fındıkla ilgili birçok konuda muhalefete akıl vermiş. Bir de muhalefetten fındık için bir şey yapılmasını bekliyormuş” ifadelerini kullandı.
Titiz, iktidarın sorumluluğuna dikkat çekerek, “Sayın vekil galiba iktidarın kendileri olduğunun farkında değil. Ülkeyi 25 yıldır kendilerinin yönettiğini, kendisinin de 3. dönem milletvekili olduğunu unutmuş. Hâlâ ‘Şu yapılmalı, bu yapılmalı’ diyor” dedi.
Fındık üreticisinin yıllardır çözüm beklediğini belirten Titiz, “25 yıldır fındığın ve üreticinin sorununu çözememiş, fındık politikasını eleştirenlere ise ‘Bir de edep edin’ diyor. Pes... Gerçekten pes...” sözleriyle açıklamasını sürdürdü.
Fındık fiyatının dolar bazında yükseldiğini kabul eden Titiz, asıl meselenin üreticinin alım gücü olduğunu vurguladı. Titiz, “Ancak Sayın Vekil bir konuda doğruyu söylüyor. Evet, fındık fiyatı 2002 yılında yaklaşık 95 sent seviyesindeydi, bugün ise 4-5 dolar bandına kadar yükseldi” dedi.
Titiz, ardından şu soruyu yöneltti:
“Peki Sayın Vekile sormak gerekiyor: Fındık 95 sent iken mi üretici daha güçlüydü, yoksa bugün 4-5 dolar seviyesindeyken mi? Buyurun, rakamlar anlatsın.”
Titiz, 2001 ile 2026 yılları arasında 1 ton fındık satan üreticinin alım gücünü karşılaştırarak, “2001’de 1 ton fındık satan üretici ile 2026’da 1 ton fındık satan üreticinin alım gücü” başlığı altında dikkat çeken rakamlar paylaştı.
Buna göre Titiz, 2001’de 1 ton fındıkla “30-35 bin adet ekmek” alınabilirken, 2026’da bu rakamın “11-13 bin adede” düştüğünü belirtti. Mazotta ise 2001’de “6-7 bin litre” olan alım gücünün, 2026’da “2,3-2,7 bin litreye” gerilediğini ifade etti.
Çeyrek altın üzerinden de değerlendirme yapan Titiz, 2001’de 1 ton fındıkla “120-150 adet çeyrek altın” alınabildiğini, 2026’da ise bu rakamın “28-35 adet” seviyesine düştüğünü kaydetti.
Patates, soğan, makarna ve ayçiçek yağı üzerinden de karşılaştırmalar yapan Titiz, 2001’de 1 ton fındıkla “20-25 ton patates” alınabilirken, 2026’da bunun “4,5-5 ton” seviyesine indiğini söyledi. Soğanda alım gücünün “18-22 tondan 4-4,5 tona”, makarnada “25-30 bin paketten 5,5-6,5 bin pakete”, ayçiçek yağında ise “1.200-1.500 adetten 300-380 adede” düştüğünü aktardı.
Titiz açıklamasını, “Aynı ürün... Aynı emek... Aynı 1 ton fındık... Evet Sayın Vekil, söz şimdi sizde” sözleriyle tamamladı.





