Davaya konu olayda bir gümrük müşavir yardımcısı, iş yoğunluğu nedeniyle yıllık izinlerinin uzun süreli kullandırılmadığını ileri sürdü. Çalışan, izinlerinin en fazla 6 günlük bölümler halinde verildiğini ve 68 günlük izin hakkının karşılığının ödenmediğini belirterek iş sözleşmesini haklı nedenle feshetti.

Ardından kıdem tazminatı ile diğer işçilik alacaklarının tahsili için dava açtı.

Yetiştiricilere yeni destek: Aşı ve kimliklendirme ücreti alınmayacak
Yetiştiricilere yeni destek: Aşı ve kimliklendirme ücreti alınmayacak
İçeriği Görüntüle

İLK MAHKEME ÇALIŞANI HAKLI BULDU

İlk Derece Mahkemesi, çalışanın toplam 130 günlük izin hakkının bulunduğunu ve bunun 48 günlük bölümünün kullandırıldığını tespit etti.

İzinlerin mevzuatta öngörülen şekilde kesintisiz kullandırılmadığı değerlendirmesini yapan mahkeme, işçinin feshini haklı kabul etti. Böylece kıdem tazminatı ile kalan 82 günlük izin ücretinin ödenmesine karar verildi.

YARGITAY KARARI BOZDU

Dosyanın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 9. Hukuk Dairesi farklı bir değerlendirme yaptı.

Yüksek Mahkeme, İş Kanunu'nun yıllık izinlerin bölünmesine ilişkin hükümlerine dikkat çekerek, bölünen izinlerden bir bölümünün en az 10 gün olması gerektiğini hatırlattı.

Ancak somut olayda işçinin kısa süreli izinleri kendi isteği ve rızasıyla kullandığına vurgu yapan Yargıtay, çalışanın uzun süreli izin talebinin işveren tarafından reddedildiğini veya izin süresinin baskıyla kısaltıldığını kanıtlayamadığı sonucuna vardı.

Bu nedenle kısa süreli izin kullanımının tek başına haklı fesih nedeni oluşturmayacağına karar veren Yargıtay, işçinin kıdem tazminatı talebinin de bu gerekçeyle kabul edilemeyeceğine hükmetti.

ÇALIŞANLAR İÇİN KRİTİK AYRINTI

Kararın ortaya koyduğu temel nokta, yıllık iznin 10 günden kısa kullanılması ile bu durumun kimin talebiyle gerçekleştiği arasındaki fark oldu.

İşçi kısa süreli izin kullanımını kendisi talep etmiş ve buna rıza göstermişse, sonradan yalnızca izinlerin parçalı kullanıldığı gerekçesiyle haklı fesih yoluna başvurması mümkün olmayacak.