Özellikle anksiyete, epilepsi ve kalp rahatsızlıklarının tedavisinde kullanılan bazı reçeteli ilaçların gençler arasında sosyalleşme amacıyla kullanılmaya başladığı belirtiliyor. Sosyal medyada yayılan içeriklerle bu ilaçların alkole kıyasla daha “temiz” ve zararsız olduğu yönünde yanlış bir algı oluşturuluyor.

20 yaşındaki Çinli bir üniversite öğrencisinin, reçeteli bir ilaçla beta blokeri birlikte kullanmaya başladıktan sonra yaşadığı bağımlılığı “Onsuz evden çıkamıyorum” sözleriyle anlatması, tehlikenin boyutunu ortaya koyuyor.

“GÜVENLİ ALTERNATİF” ALGISI YANLIŞ

Uzmanlara göre doktor kontrolü dışında kullanılan reçeteli ilaçların güvenli bir alternatif olarak görülmesi ciddi bir yanılgı. Özellikle internetten yasa dışı yollarla alınan ürünlerde içerik ve doz konusunda belirsizlik bulunması, zehirlenme, aşırı doz ve ölüm riskini artırabiliyor.

Temassız kartlarda yeni dolandırıcılık tehlikesi: Kart cebinizdeyken bile hedef olabilirsiniz
Temassız kartlarda yeni dolandırıcılık tehlikesi: Kart cebinizdeyken bile hedef olabilirsiniz
İçeriği Görüntüle

Bağımlılık araştırmacıları, gençlerin alkol yerine bu ilaçları tercih etmesinde “daha az zararlı” olduklarına ilişkin yanlış inanışın önemli rol oynadığını belirtiyor.

KAYGI ARTIYOR, BAĞIMLILIK RİSKİ BÜYÜYOR

10-24 yaş grubunda kaygı bozukluklarının yaygınlaşması, gençlerin sosyal ortamlarda kendilerini daha rahat hissetmek için farklı maddelere yönelmesine zemin hazırlıyor. Uzmanlar ise ilacın zamanla sosyal yaşamın bir parçası haline gelmesinin psikolojik bağımlılığı güçlendirebileceğine dikkat çekiyor.

Türkiye’de de bazıları yeşil reçeteye tabi olan bu ilaçların doktor önerisi olmadan ve özellikle internetten temin edilerek kullanılması ciddi risk taşıyor.