Gazeteye kişisel yazı yazmam…
Ancak bu sefer başka…
Bu yazıyı yazmak boynumun borcudur…

Malum, eski askerim…

Ankara Güvenpark’ta “Er Şehit Yakınları ile Er Gazilerin” hak arama mücadelesini görünce hem üzüldüm hem de yıllar öncesine gittim…

Niye yıllar öncesine gittim…

Birincisi, emekli olalı çok zaman oldu…

İkincisi de bugün hak arayanlar;
Bakkal Hasan Amca’nın, Doktor Selami Bey’in, Mühendis Kemal’in, Bankacı Nebahat Hanım’ın, Çiftçi İsa Abi’nin, Profesör Mümtaz Hoca’nın, fabrika işçisi Emine Abla’nın, Öğretmen Behiye Hoca’nın ve binlerce Ayşe’nin, Fatma’nın, Hüseyin’in, Mustafa’nın evlatları ve yakınları olan; zorunlu askerlik göreviyle "vatan borcunu ödeyen" er ve erbaşlardır…

Yani, ortalama yurdum insanının çocuklarıdır…

Bizlerin emir komutasında, bizlerle birlikte; iç güvenlik, sınır ötesi ve benzeri harekatlarda ateşin tam ortasında görev yapan silah ve kader arkadaşlarımızdır…

Onlarla birlikte mayına bastık…
Baskına uğradık…
Çatışmalara girdik…
Şehit düştük…
Gazi olduk…

Bugün vatani görevini yapmak için askere giden ortalama yurdum insanının çocukları artık muharip değiller diye…
Yani rütbeli personelle birlikte çatışmanın en ön safında görev almıyorlar diye…
Lütfen dün vatan borcunu öderken şehit ve gazi olan er erbaşlarımızı ve yakınlarını görmezden gelmeyin…

Çok şey istemiyorlar…

Şehitlikten ve gazilikten daha yüksek bir makam olmadığını biliyor, bunun gururunu taşıyorlar…

Ama uzuv kayıpları ve yaşadıkları ağır travmalar nedeniyle normal insanlar gibi çalışıp hayatlarını sürdüremiyorlar…
Geçim sıkıntısı çekiyorlar…
En basitinden sağlık, protez ve benzeri konularda bile mevzuat engelleriyle mücadele etmek zorunda kalıyorlar…

Kısacası;
“Kimliğimizi, özlük haklarımızı ve emsal haklarımızı istiyoruz” diyorlar…

İstedikleri şey, devlet için altından kalkılamayacak bir talep değildir…

Er, erbaş gazilerin ve şehit yakınlarının “Açız, geçinemiyoruz” demesi…
Emekli askerlerin önemli bir bölümünün “Açız, geçinemiyoruz” demesi…
Devlet adına büyük bir ayıp, büyük bir vebaldir…
Günahtır…

Büyük devletler gücünü yalnızca ordusundan değil...
O orduda vatan için canını ortaya koyan evlatlarına gösterdiği vefadan alır…
Gazisine, şehidine ve emeklisine yeterince sahip çıkamayan devlet, büyük devlet olamaz…