Dolar 46 küsür…
Euro 54 küsür lira olmuş…

Bir kısım insanımız “çok ucuz kaldı” diyor…
70/80 lira olması lazımmış…

Bir kısım insanımız da “bizim dolarla, euroyla ne işimiz var” falan diyor…

Müsaadenizle size "hikaye" tadında bir yaşanmışlığı hatırlatayım...

Hani bundan otuz küsür sene önce Sovyetler (SSCB) dağılmıştı ya…
Beyaz Rusundan Litvanyalısına, Estonundan Letonuna, Kazağından Özbeğine, Ermenisinden Gürcüsüne, ille de Ukraynalısına…

Sanatçısından sporcusuna,
Öğretmeninden mühendisine, hemşiresinden doktoruna ve yüzbinlerce teknisyen, bankacı, sanatkar kadın ve erkek…

Rüyalarda bile göremeyeceğimiz bir sürü, fevkaladenin fevkinde eğitimli, güzel insanlar gelmişti ya…

(Yediğimiz “herzeleri” anlatmayacağım…)

Hani kendi aramızda “la bunların başkanları bile ayda 150- 200 dolar kazanıyormuş” diye maytap geçip…

“Aç la bunlar” diye kibir yapıyorduk ya…

Hani en değerli süs eşya ve ziynetlerini “on beş yirmi liraya” satmak isterlerken “on lira işine gelirse” diyorduk ya…

Hani o da boynunu büküp son kez mahzun bir bakışla değerlisini verip, biz de öylesine ve de görgüsüzce cebimize atıyorduk ya…

Hani koca koca yüksek mühendislere bahçede ocak dibi aldırıp odun taşıtıyorduk ya…
……….. ……

He…
İşte…
Onlar gelsin aklınıza…

Dolar, euro 70/80 lira olursa ki görünen o ki olacak (sanayici, ihracatçı öyle istiyor; yoksa çoğu düşük kurdan iflas edecek), böyle giderse sonumuz odur…

Unutma…
İnsan yaşatmadığını yaşamadan ölmezmiş…