Seçilmiş siyasetçinin; yani ilçe yönetiminden il yönetimine, meclis üyesinden belediye başkanına, milletvekilinden genel başkana kadar üç temel motivasyonu vardır…
Ülkenin menfaati…
Partisinin menfaati…
Ve kendi menfaati…
İdeal sıralama da budur…
Üçünün bir arada olması mükemmeldir…
Lakin bunun görüldüğünü söylemek pek mümkün değildir…
Görülen -çoğu zaman- seçilmiş siyasetçinin kendi menfaatini birinci sıraya koymasıdır…
Haliyle gerisi lafügüzaftır…
(Çoğu) Seçilmiş siyasetçinin temel amacı, konumunu muhafaza etmek…
Ve bir kez daha seçilmektir…
(Çoğu) Konumunu ve seçilmişliğini koruyabilmek için; partisini, tarafını, duruşunu, hatta omurgasını bile değiştirebilir…
(Çoğu) Öyle “şerefli bahaneler” bulur ki…
Hayret edersiniz…
En tanıdık cümleleri de şunlardır:
“Evet, sorunları biliyorum…
Ama çözebilmemiz için tekrar seçilmem şart…
Bir dönem daha seçilmeliyim…”
Ve bir de…
“Sizin bilmediğiniz şeyler var…”
(Çoğu) Kendini haklı çıkaracak öyle mavralar anlatır ki…
Şaşırıp kalır…
Hatta “Vallahi çok haklısın” dersiniz…
Not: Bu durum yalnızca -çoğu- seçilmişlerle ilgili değildir…
(Çoğu) Seçilmek isteyenlerin izlediği yol da maalesef aynıdır…
Siz siz olun fikir değiştiren, yolunu değiştiren siyasetçilere "heee olur, illaki, allah sizi başımızdan eksik etmesin" deyip geçin...
Ruh sağlığınızı koruma adına tartışmayın...
Bilin ki değişen kişisel hesaplarıdır...