İran komşumuz…
İran’ı ABD ve İsrail acımasızca vuruyor…
ABD, NATO müttefikimiz…
İsrail, düşman olmasa da düşmana yakın hasmımız…

ABD ise İsrail’in can dostu, koruyucusu ve kollayıcısı…

İran; çeliğini, çocuğunu, can damarlarını vahşice bombalayan başta ABD ve İsrail’e karşılık vermeye çalışıyor…

İran; ülkesine nereden saldırı yapılıyorsa oralara karşı saldırıda bulunuyor…

İran’ın attığı her füze; mülkiyeti ve hükümranlığı TC Devleti’ne ait “Kürecik Radarı” tarafından anında görülüp NATO üzerinden ABD ve İsrail’e bildiriliyor…

Yani ülke olarak savaşta olmasak da maalesef topraklarımız -dolaylı da olsa- savaşın bir parçası…
Zor ve karmaşık bir durum…

NATO; Kürecik’i korumak için Malatya’ya Patriot hava savunma bataryaları konuşlandırıyor…

İnsanın aklına deli sorular geliyor…

Kürecik bizim…
Biz ülke olarak savaşta değiliz…
Katılmadığımız, taraf olmadığımız bir savaşta topraklarımıza yönelik tehdit neden bu kadar büyük…
Kürecik neden savaşın kalbi…
NATO’nun bu bölgeye Patriot bataryası (dolayısıyla asker) bulundurmasının hukuki durumu ne…
Bu bataryanın “komutası” kimde…
Sadece Kürecik’i mi koruyacak…
Mesela Diyarbakır’a, Urfa’ya hatta sair vatan toprağına gelen / gelebilecek tehdide karşı ne yapacak…

Bölgeye İngiltere, Fransa, İspanya ve Yunanistan gibi NATO müttefikimiz olan ülkeler savaş unsurlarını gönderiyor…
Onlara yapılmış bir saldırı karşısında NATO’nun meşhur 5’inci maddesi gereği saldırıyı bize yapılmış gibi mi kabul edeceğiz…

…. ….

Sorular sorular…
Zor işler…
Zor kararlar…

Tanrı memleketin yardımcısı olsun…

Not; Bu aralar fırsatınız olursa Yavuz ve Midilli gemi meselesine bir bakın…
“Tarih tekerrürden mi ibarettir” darbımeseli doğru mudur ki…
Hele bir düşünün…